Ana içeriğe atla

Bir "Üseyin" Komedisi


BKM'de bir özel gösterimde Eyyvah Eyvah'ı izledim dün akşam. Çıkarken aklımda olan tek şey, "uzun zamandır bir Türk filmi beni bu kadar güldürmedi" cümlesinin ta kendisiydi.


Açıkçası beklentilerimi oldukça düşük tutmuş, film hakkında tek bir yorum dahi okumamış, filmin fragmanını izlememiştim. Ta ki bir blogger organizasyonu olana kadar. "Filmi izler, üzerine de iki satır konuşurum" demiştim kendi kendime. Daha fazlasını yaptıracak bir filmle karşılaştım.

İlk görüntü, benim çocukluğumdan beri aşina olduğum bir "muhabbet"in orta yerindendi. Rakı, sandal, müzisyenler... Benzer alemleri seven bir ailede "ikamet eden" bir Trakyalı'yım ne de olsa. O an yakaladı beni film, belki biraz da bu yüzden. Sonrasındaysa, toprağı, kökeni, şiveyi, ağzı bir kenara bırakıp öyle güldürdü.

Karakterler oldukça başarılı işlenmiş bir defa, Ata'yı bu halleriyle televizyonda ya da stand-up şovlarında çokça seyrettik. Firuzan, Müjgan, Ramiz, Metin... Hepsi oldukça ince çizilmiş tipler ve lezzetli oyunculukla taçlanmışlar.

Söylemeden geçemeyeceğim, gözüme bir yerlerde "senaryo bütünlüğü olmayan skeç-komedi ama güldürüyor canııım!" tadına deli saçması bir yorum takıldı filmle ilgili.

Açıkçası, Hüseyin Badem gibi bir tipin komedisidir Recep İvedik, doğru. Ama Eyyvah Eyvah, Recep İvedik'ten çok daha fazla filmdir senaryo bakımından. Recep'e skeç demek olur da, Hüseyin'e demek biraz art niyetli bir yorummuş gibi geliyor bana o nedenle...

Sözün özü çok sahne var dizlerimi döverek güldüğüm ve insanların kahkahalarından replikleri duyamadığım. Şayet bu ara gülmeye ihtiyacınız varsa, Eyyvah Eyvah'ta o boşluğa "cuk oturacak" bir şeyler var.

Yorumlar

  1. Ne zamandır gitsem mi gitmesem mi dediğim bir film Eyvah Eyvah. Dediğiniz gibi ben de hiçbir şey okumadım film hakkında. İlk olarak işte bu yazınız. Gideceğim! Kaç zamandır dudaklarımda unutulmuş, solan bir tebessüm barınmakta zira. Onu yenilemekte yarar var diye düşünüyorum. :)

    YanıtlaSil
  2. iddialı olmayan ama çok güldüren bir film gerçekten. ivedik serisine göre insanlara daha fazla şey kattığı kesin.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Sen ve Ben

Geçenlerde Power FM'de bir şarkıya rastladım. Resmen beni ele geçirdi. 
Çok yüksek olmayan bir tempo, akla takılan bir melodi ve bir kelimesini bile anlamadigim (arada bir "perişan" duydum sanki) sözlerin böyle cezbedici olmasi.. Beni benden aldı.

Kulak kesildim, baktım sözler Farsça gibi. Hemen SoundHound'u açtım, şarkıyı buldum: Man o tu.

Şarkıya sardıktan sonra öğrendim ki sözler Mevlana şiiri imiş. Aklım bir daha kaçtı. 

Şiirin Farsça ve Türkçesini yazayım, tam olsun.
Dinleyin, dinletin.

khonak an dam ke neshinim dar eyvan, man o to
be do naghsho be do soorat, be yeki jan, man o to
khosh o faregh ze khorafat-e-parishan, man o to
man o to, bi man o to, jam' shavim az sar-e-zogh

saadet zamanı: avluya doğru oturmuşuz, sen ve ben
endamımız çift, sûretimiz çift, rûhumuz tek, sen ve ben
bulandıran palavralardan âzâde, gamsız bir keyif, sen ve ben
sen ve ben, ne sen varsın ne de ben, bir olmuşuz aşk elinden





Periscope'uyoruz!

Biraz Paris'te turlamaya ne dersin? Ya da Riyad'da toplantıya yetişmeye? Milano'da metroya binsek? Maryland'deki kazları izlesek beraber?

Bunların hepsini yaparız tabii ömrümüz varsa. Seyircisi olmaksa bu ara hem bedava hem de fena eğlenceli. 

"Periscoping" gibi bir ifadeyi hayatımıza katan, şahane bir uygulamadan söz ediyorum: Periscope

Şurada daha bir yıl önce ortaya çıkan "dünyayı başkasının gözlerinden görme" fikrinden doğan bu "app", uygulamanın yaratıcıları Kayvon Beykpour ve Joe Bernstein'in aklından öptürecek cinsten. 

Uygulamanın resmi internet sitesinde dünyanın dört bir yanını görmenin büyüsünden bahsederken Kapadokya'ya da selam çakan adamlar, şu cümleyle gönülleri fethediyor: Bir fotoğraf, binlerce söze değer olabilir. Ama canlı bir video, seni başka bir yere götürebilir.

Nasıl çalışıyor? 

Bu arada sadece ios'larda çalışıyor. Ancak Android cihazlar için de uygulamanın eli kulağında. 

Uygulamayı indiriyor, varsa Twitter …

Haftanın Güzelleri: ActOrchestra - Sıfırdan Sonra

Hayatta bazı güzellikler var; hiç beklemediğiniz bir anda haberdar olduğunuz ve iyi ki de bana göründü dediğiniz güzellikler. İşte geçtiğimiz hafta ben böyle iki güzelliğe denk geldim.

Konuşmak? Yani bildiğimiz anlamda? Hayır.


Bursa'da bu yıl dördüncüsü düzenlenen "Bursa Uluslararası Balkan Ülkeleri Tiyatro Festivali", Devlet Tiyatroları'nın şahane etkinliklerinden biri oldu. Ancak bu festivalin bir oyunu vardı ki, sanırım sahne sanatları hakkında herhangi bir şey beni uzun zamandır böyle düşündürmedi.

Actorchestra'dan söz ediyorum. Bükreş Ulusal Tiyatrosu oyuncularının sahnelediği, tek perdelik bu oyunda herhangi bir dilde konuştukları söylenemez. Ancak herkese aynı anda aynı duyguları hissettirecek, senkron sıkıntısı yaşatmadan güldüren, coşkulandıran bir performans izlediğimizi içtenlikle söyleyebilirim. 
Aslında biraz önce her ne kadar "bir tiyatro festivalinde" kendisini "oyun" diye çağırmış olsam da, bu seyri doğru tanımlamak biraz güç. N…