28.2.10

Tadı Bazen Damakta Kalır


Eveeet. Yerleştim koltuğuma, Sezen’i yanıma aldım. Madam Despina’nın güzel anısına dokuna dokuna yazacağım şimdi bir geceyi; uzun zamandır aklıma uğramayan birçok güzelliğe dokunduğum geceyi.

Gece masayı Yeni Rakı ve Yakup Abi kurdu; rakının masalını bloglarında dillendiren blogger’lar için. Kapıda adaşım karşıladı beni, sıcacık bir gülücükle uğurladı içeri. Üç upuzun, güleryüzlü masa. Her şey güzel olacak, belli.

Önce tanıdıklarla selamlaşma, sarılma, öpüşme faslı. Sonra tanımadıklara bir bakış, uzunca. Masada birbirinden leziz mezeler; Despina’nın namı büyük favası, kızarmış patlıcan, patates salatası… Aslolan, peynirin hası. Rakılar, şişe şişe dizili ve kadehlerin yanında rakıya meftun blogger’ların kaleme aldığı yazıların toparlandığı ortak kitap, Gerçek Muhabbetin Kitabı. Ne güzel!

Kadehler doldu, gülücükler yerini kahkahalara, tatlı nağmelere bıraktı. Saz, söz derken nihayet Yakup Abi girdi salona, alkış kıyamet!

Daha çok bahsetmek istiyorum, organizasyonun mükemmelliği, noksansızlığına dair bir şeyler söylemek istiyorum uzun uzun. Ne kadar söylersem hafif kalacak ama, biliyorum. İnce düşünülmüş onca detay vardı ki, düşünen zihinlere sağlık demek lazım. Benzer organizasyonlara adım atacak kimselere de “bakın, güzeli böyle olur” diye örnek göstermeli bu geceyi. Ne kadar teşekkür etsek az!

Gece, Yeni Rakı’nın hazırladığı özel paketle evlerimize yol almamızla nihayete erecekti ki durur mu şenlenen bedenler yerinde? Beyoğlu’nun güzel mekanlarından birinde, birçok güzel gözle birlikte uzadı da uzadı gece.

Sahi göz dedim de.
Ne güzeldi o.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

yok'la'ma!