Ana içeriğe atla

şaka!

- alo?
+ alo buyrun..
- beyoğlu ptt mi?
+ hayır değil beyefendi..
- ha değil yani..
+ değil beyefendi yanlış oldu sanırım..
- ha biz arardık hep ptt çıkardı değişti mi acaba?
+ bilmiyorum beyefendi.. ama burası ptt değil, beyoğlu hiç değil..
- oldu o zaman.. (yanındakine) macit, ptt değilmiş orası..
+..
- tamam sağol o zaman.. yanlış oldu kusura bakma..
+ (nihayet) rica ederim, iyi günler..
- bi dakka bi dakka..
+ (la havle.. ) evet?!
- peki nereye taşınmış bu beyoğlu ptt.. 



birebirdir. 
rezalettir. 
azıcık anlayış. 
ne olur!

Yorumlar

  1. "valla henüz bi yer bulamamışlar diye duydum. pttyi sırtlanmışlar boş arazi arıyolarmış.o zamana kadar başbakanlık bakacakmış bu işlere. burayı da akıl hastanesi yaptılar. onlar yardımcı olamazsa tekrar dönün ben yardım ederim."

    derdim. evet derdim. çünkü biliyorum dinsizin hakkından imansız gelir ve ben böyle masumane rezilliklerle böyle eğleniyorum :) kızmıyorum karşımdakini kızdırıyorum. :)

    YanıtlaSil
  2. Eğlenmek lazım tabi böylesiyle. Hışmıma bakma. Çok güldüm kapadıktan sonra.

    Bir de son sözlerimi eklemedim gördüğün üzere, pek haşin davrandım çünkü! :)

    YanıtlaSil
  3. evet hasbinallah diye kesilmiş konuşma, sonrasında ne olduğunu düşünmedim değil kendimce tamamladım ben de :)

    YanıtlaSil
  4. İyi ettin çok!
    Benzer bir tondaydım ben de emin ol! :)

    YanıtlaSil
  5. aynı anda on tane iş yapılırken
    telefon edilir

    **aloo

    -alo

    **iyi günler

    -iyi günler

    **kimle görüşüyorum

    -siz kimi aramıştınız

    **eee,şey,telefonuma çağrı atmışsınız ondan aradım

    -burası pizzacı, biz kimseye çağrı atmıyoruz beyefendi

    **bu zeytinli bişey vardı margerita mı neydi

    -adres alim

    **yok sağol ben almim

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Sen ve Ben

Geçenlerde Power FM'de bir şarkıya rastladım. Resmen beni ele geçirdi. 
Çok yüksek olmayan bir tempo, akla takılan bir melodi ve bir kelimesini bile anlamadigim (arada bir "perişan" duydum sanki) sözlerin böyle cezbedici olmasi.. Beni benden aldı.

Kulak kesildim, baktım sözler Farsça gibi. Hemen SoundHound'u açtım, şarkıyı buldum: Man o tu.

Şarkıya sardıktan sonra öğrendim ki sözler Mevlana şiiri imiş. Aklım bir daha kaçtı. 

Şiirin Farsça ve Türkçesini yazayım, tam olsun.
Dinleyin, dinletin.

khonak an dam ke neshinim dar eyvan, man o to
be do naghsho be do soorat, be yeki jan, man o to
khosh o faregh ze khorafat-e-parishan, man o to
man o to, bi man o to, jam' shavim az sar-e-zogh

saadet zamanı: avluya doğru oturmuşuz, sen ve ben
endamımız çift, sûretimiz çift, rûhumuz tek, sen ve ben
bulandıran palavralardan âzâde, gamsız bir keyif, sen ve ben
sen ve ben, ne sen varsın ne de ben, bir olmuşuz aşk elinden





Periscope'uyoruz!

Biraz Paris'te turlamaya ne dersin? Ya da Riyad'da toplantıya yetişmeye? Milano'da metroya binsek? Maryland'deki kazları izlesek beraber?

Bunların hepsini yaparız tabii ömrümüz varsa. Seyircisi olmaksa bu ara hem bedava hem de fena eğlenceli. 

"Periscoping" gibi bir ifadeyi hayatımıza katan, şahane bir uygulamadan söz ediyorum: Periscope

Şurada daha bir yıl önce ortaya çıkan "dünyayı başkasının gözlerinden görme" fikrinden doğan bu "app", uygulamanın yaratıcıları Kayvon Beykpour ve Joe Bernstein'in aklından öptürecek cinsten. 

Uygulamanın resmi internet sitesinde dünyanın dört bir yanını görmenin büyüsünden bahsederken Kapadokya'ya da selam çakan adamlar, şu cümleyle gönülleri fethediyor: Bir fotoğraf, binlerce söze değer olabilir. Ama canlı bir video, seni başka bir yere götürebilir.

Nasıl çalışıyor? 

Bu arada sadece ios'larda çalışıyor. Ancak Android cihazlar için de uygulamanın eli kulağında. 

Uygulamayı indiriyor, varsa Twitter …

Haftanın Güzelleri: ActOrchestra - Sıfırdan Sonra

Hayatta bazı güzellikler var; hiç beklemediğiniz bir anda haberdar olduğunuz ve iyi ki de bana göründü dediğiniz güzellikler. İşte geçtiğimiz hafta ben böyle iki güzelliğe denk geldim.

Konuşmak? Yani bildiğimiz anlamda? Hayır.


Bursa'da bu yıl dördüncüsü düzenlenen "Bursa Uluslararası Balkan Ülkeleri Tiyatro Festivali", Devlet Tiyatroları'nın şahane etkinliklerinden biri oldu. Ancak bu festivalin bir oyunu vardı ki, sanırım sahne sanatları hakkında herhangi bir şey beni uzun zamandır böyle düşündürmedi.

Actorchestra'dan söz ediyorum. Bükreş Ulusal Tiyatrosu oyuncularının sahnelediği, tek perdelik bu oyunda herhangi bir dilde konuştukları söylenemez. Ancak herkese aynı anda aynı duyguları hissettirecek, senkron sıkıntısı yaşatmadan güldüren, coşkulandıran bir performans izlediğimizi içtenlikle söyleyebilirim. 
Aslında biraz önce her ne kadar "bir tiyatro festivalinde" kendisini "oyun" diye çağırmış olsam da, bu seyri doğru tanımlamak biraz güç. N…