Ana içeriğe atla

uzak yakınlık

- benim çoraplarım nerde?
+ ikinci çekmeceye bak canım..

...

elin değemediği, gözün göremediği, başın yaslanamadığı bir yerlerde olup her nefesten haberdar olmak, hayatı paylaşmaktır.

kemirir. bitirir. bir şey bırakmaz geride fakat çoğaltır. yaşandıkça güzelleşir, güzelleştikçe büyür, büyüdükçe zorlaşır.. fakat alınan haz, geçen zamanla doğru orantılıdır.

uzak uzaktadır. yakınsa fazlaca yakında. ama bir yer bulmuşlardır işte varılacak, ortak bir noktada buluşmuşlardır. "tek tek" iken "bir tek" olmayı seçmişlerdir. ne iyi etmişlerdir! fakat oyun, seçme'den önce başlamış, seçim'in ardından da göstermiştir gerçek yüzünü, tüm acı ve tatlı yanlarıyla..

- beni sabah 9'da uyandırır mısın?
+ tabi ki..

...

aynı yatakta uyunmaz ama birdir uykular. gündüzler birlikte, geceler birliktedir. hatta o kadar ki, eş zamanlı yemek yenir, banyo yapılır.. ayrı yerlerde, bir tek hayat yaşanır.

dokunmalardan, sevişmelerden, gözyaşları içmelerden yoksun, böylesi büyük bir boşluğun içinde dolmaktır uzak yakınlık..

Yorumlar

  1. dünyanın en zor şeylerinden biri bahsettiğin. ama değişik bir güzelliği ve çekiciliği var. iki kişiyi bir şekilde, bir arada tutabiliyor.

    YanıtlaSil
  2. Çok!
    Cazip olan yanını bir türlü bulamadım ben.. Sadece "her hali güzel değil mi şu aşk denen meretin" sözünün ardına sığınıyorum..

    YanıtlaSil
  3. sanırım 5-6 defa tekrar tekrar okudum..

    Yanımda olsa bu kadar hissedemezdim.

    Arada sadece 2 saatlik bir yol ve Yüz bin yıllık bir uzaklık var..

    Ben uzak kalmayı da yakın olmayı da öğrenemedim. Arada parçalanıp,dökülüyorum.. Saçıyorum kendimi o bitmeyen yola..

    Yüreğinden çokça öpüyorum,iyi ki varsın.. iyi ki tercüman oluyorsun. Zira sessizlik çok kötü.

    YanıtlaSil
  4. Ah..
    Bazen gözle görünen mesafelerden daha fazlasıdır hissedilen uzaklıklar.

    Yürekten katılıyorum sana, güzel sözlerine nasıl derinden geldiklerini görerek teşekkür ediyorum..

    Daim ol cadı kız..

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Sen ve Ben

Geçenlerde Power FM'de bir şarkıya rastladım. Resmen beni ele geçirdi. 
Çok yüksek olmayan bir tempo, akla takılan bir melodi ve bir kelimesini bile anlamadigim (arada bir "perişan" duydum sanki) sözlerin böyle cezbedici olmasi.. Beni benden aldı.

Kulak kesildim, baktım sözler Farsça gibi. Hemen SoundHound'u açtım, şarkıyı buldum: Man o tu.

Şarkıya sardıktan sonra öğrendim ki sözler Mevlana şiiri imiş. Aklım bir daha kaçtı. 

Şiirin Farsça ve Türkçesini yazayım, tam olsun.
Dinleyin, dinletin.

khonak an dam ke neshinim dar eyvan, man o to
be do naghsho be do soorat, be yeki jan, man o to
khosh o faregh ze khorafat-e-parishan, man o to
man o to, bi man o to, jam' shavim az sar-e-zogh

saadet zamanı: avluya doğru oturmuşuz, sen ve ben
endamımız çift, sûretimiz çift, rûhumuz tek, sen ve ben
bulandıran palavralardan âzâde, gamsız bir keyif, sen ve ben
sen ve ben, ne sen varsın ne de ben, bir olmuşuz aşk elinden





Periscope'uyoruz!

Biraz Paris'te turlamaya ne dersin? Ya da Riyad'da toplantıya yetişmeye? Milano'da metroya binsek? Maryland'deki kazları izlesek beraber?

Bunların hepsini yaparız tabii ömrümüz varsa. Seyircisi olmaksa bu ara hem bedava hem de fena eğlenceli. 

"Periscoping" gibi bir ifadeyi hayatımıza katan, şahane bir uygulamadan söz ediyorum: Periscope

Şurada daha bir yıl önce ortaya çıkan "dünyayı başkasının gözlerinden görme" fikrinden doğan bu "app", uygulamanın yaratıcıları Kayvon Beykpour ve Joe Bernstein'in aklından öptürecek cinsten. 

Uygulamanın resmi internet sitesinde dünyanın dört bir yanını görmenin büyüsünden bahsederken Kapadokya'ya da selam çakan adamlar, şu cümleyle gönülleri fethediyor: Bir fotoğraf, binlerce söze değer olabilir. Ama canlı bir video, seni başka bir yere götürebilir.

Nasıl çalışıyor? 

Bu arada sadece ios'larda çalışıyor. Ancak Android cihazlar için de uygulamanın eli kulağında. 

Uygulamayı indiriyor, varsa Twitter …

Haftanın Güzelleri: ActOrchestra - Sıfırdan Sonra

Hayatta bazı güzellikler var; hiç beklemediğiniz bir anda haberdar olduğunuz ve iyi ki de bana göründü dediğiniz güzellikler. İşte geçtiğimiz hafta ben böyle iki güzelliğe denk geldim.

Konuşmak? Yani bildiğimiz anlamda? Hayır.


Bursa'da bu yıl dördüncüsü düzenlenen "Bursa Uluslararası Balkan Ülkeleri Tiyatro Festivali", Devlet Tiyatroları'nın şahane etkinliklerinden biri oldu. Ancak bu festivalin bir oyunu vardı ki, sanırım sahne sanatları hakkında herhangi bir şey beni uzun zamandır böyle düşündürmedi.

Actorchestra'dan söz ediyorum. Bükreş Ulusal Tiyatrosu oyuncularının sahnelediği, tek perdelik bu oyunda herhangi bir dilde konuştukları söylenemez. Ancak herkese aynı anda aynı duyguları hissettirecek, senkron sıkıntısı yaşatmadan güldüren, coşkulandıran bir performans izlediğimizi içtenlikle söyleyebilirim. 
Aslında biraz önce her ne kadar "bir tiyatro festivalinde" kendisini "oyun" diye çağırmış olsam da, bu seyri doğru tanımlamak biraz güç. N…