23.5.09

lügat-ı şahane I

bağrık: "bağrışma"ları topluca isimlendirmek istediği zaman "insan oğlu", bu sözcüğü kullanır.
olur olmaz. o kullanır. bırakın.

sadakat: insanı "insan" yapan en önemli erdem bu belki de. ihanete bulaşınca eksiliyor zira aynı insan..

duman: hak ettiği değeri önce kendisine vermeyen grup.
kendi kendini imha edecek bir video kasedi gibi.

zira: insanların ısrarla "keza" yerine kullandıkları sözcük. git tdk'ya bi' bak. aynı mı ikisi?
gel şimdi buraya. otur. su vereyim..

arkeoloji: zordur..
başlı başına yüktür hatta bazense rahatlamanın vücut bulmuş halidir arkeoloji..
meraklı insanı cezbederken, meraktan yoksun adamı da merak sahibi yapar..
ekol hocaları yüzünden kimi zaman duvara kafa attırsa da güzeldir.
farkındalıklarını açar insanın, ferahlatır.

fanatizm: tedavi edilmezse kişinin kendisine ve çevresine zarar vermesine sebep oluyor bir süre sonra. futbolun fanatizmi bahsettiğim, diğerleri için de yani "fanatizm" olgusu için de geçerli ucundan kıyısından tabi..
gözü kör, kulağı sağır, bilinci iptal eder..

ama tedavisi var. olun, oldurun.
nasıl o tedavi diye sormayın, fanatiği olduğunuz naneye azıcık objektif bakın, gerisi illa ki gelir!

rakam: sayı demek değildir.. ve bunu ısrarla sayı ile eş anlamlı zanneder birileri.. fitil eder adamı..

komikçi: çok güzel bi söz, böyle oturuyor insanın ağzına..
şık o yüzden.
amacını buluyor daha sözcüğün sonu gelmeden, o kadar.. çok başarılı. bulanı öpmek istiyorum karşı koymazsa..

vesait: genelde yanlış kullanılır kendisi.

şimdi eleman der ki,

"tek vesaitle geliyorum işe"

halbuki çoğul bir sözcük söyleyip onu tekil sözcükle niteler. gaflet ve dalalettir, yapmayın. tek vasıtayla gidilir, vasıta sayısı arttıkça değişir, artık 3 vesaitle gidilir. böyledir.

merak etmek: bununla endişelenmek arasında kökten arızalı bi çizgi var ki onu geçene aşk olsun. gelsin panik atak gitsin tırnak yeme seansları. rezil.

kulaklık: kulağı ısıtmak üzere kapatanına, su kaçmasın diye tıkayanına, müzik çalanına, telefonla konuşturanına aynı isim verilir.. karışıklığa sebeptir.

sebep: sonuç'la ilişkili değildir aslında hep.
sonuç kendi başına gerçekleşmek, kafasına göre takılmak istediğinde sebep mühim değildir..

sevgi: duyulan bir şey bu. saygı gibi.
aşk'sa daha farklı yaşanıyor bundan. daha "daha" aşkın her şeyi..

yalnız sevgi'nin de aşağı kalır yanı yok.
çok şiddetli hissettiriyor bazen kendini. böyle o aşk'ın kalp çarpıntıları, kelebek uçuşmaları bunda da baş gösteriyor.

ne olursa olsun geçmiyor bu ama.
aşk öyle mi?
uçacak yer arıyor!

tutku: bittiği zaman her şey biter..
onun olmadığı yerde yaşam yoktur..

sarsmak: kuvvetlice kımıldatmak, oynatmak yerinden, yeri göğü inletmek. sarsılmak'ın babası.

yitmek: en insan eylemlerden biri..
kaybetmek ya da ortadan kaldırmak kadar keskin olmamakla birlikte bir o kadar kararlı ve acımasız aslında.. bir müziği var yalnız ve kahretsin çok acı onun melodisi..


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

yok'la'ma!