Fotoğraf Samimiyeti
bu enteresan bir samimiyet.
samimiyetten uzak ama bir o kadar da samimi!
geniş katılım sağlanmış bir toplaşkada, alkol kanda dolaşır ya da muhabbet bağına girilip bağcı tarafından kovalanırken bir tebessüm de gelir oturur adamın yüzüne gözüne, kalkmak da bilmez. zaten kimse bu tebessüme de kalk git demez. aslında bu yalnızca bir girizgah, olayı detaylar üzerine inşa edebilmek için nafile bir çaba da diyebiliriz.
bu geniş katılımlı toplaşkanın iştirakçılarından bazıları birbirini nah şu kadarcıkkenden tanırken, kimileri nah bu kadar bile bilmez bi diğerini.. ama dem kaynaşma demidir ve işte bu sebeple herkes çılgınca sosyalleşmektedir.
an gelir, bir zıpçıktı çıkıverir elinde bol flaşlı bir adet "an dondurucu" ile.. bunun dijital olanı makbuldür tabi, lakin sıkıştığında adem, en teknolojiden uzak teknolojilere mensup olanlarını da kullanılır..
tam da o esnada, o birbirini "nah bu kadar bile bilmez" kimseler yan yana düşer, siz deyin "peynir", fotoğraf çeken desin "üçyüz otuz üç", sözün özü bir fotoğraf makinesine baktırma çabası, fotoğrafta ısrarla gülerek gösterilme gayreti sarar ortalığı.. kısacık bir süre zarfında ise bir el ve dahi kol, hiç tanımadığınız o "kimse" ile sarmaş dolaş oluverir, yanak yanağa verilir, saçmalamanın tavan yaptığı raddede ise dudaklar kavuşur..
flaş patlar, gözler cosurdar, perde kapanır..
ve o bir anda kendini fazla yakın bulan ama aslında "el" olan grup dağılır..

işte biz de buna fotoğraf samimiyeti deriz..
samimiyetten uzak ama bir o kadar da samimi!
geniş katılım sağlanmış bir toplaşkada, alkol kanda dolaşır ya da muhabbet bağına girilip bağcı tarafından kovalanırken bir tebessüm de gelir oturur adamın yüzüne gözüne, kalkmak da bilmez. zaten kimse bu tebessüme de kalk git demez. aslında bu yalnızca bir girizgah, olayı detaylar üzerine inşa edebilmek için nafile bir çaba da diyebiliriz.
bu geniş katılımlı toplaşkanın iştirakçılarından bazıları birbirini nah şu kadarcıkkenden tanırken, kimileri nah bu kadar bile bilmez bi diğerini.. ama dem kaynaşma demidir ve işte bu sebeple herkes çılgınca sosyalleşmektedir.
an gelir, bir zıpçıktı çıkıverir elinde bol flaşlı bir adet "an dondurucu" ile.. bunun dijital olanı makbuldür tabi, lakin sıkıştığında adem, en teknolojiden uzak teknolojilere mensup olanlarını da kullanılır..
tam da o esnada, o birbirini "nah bu kadar bile bilmez" kimseler yan yana düşer, siz deyin "peynir", fotoğraf çeken desin "üçyüz otuz üç", sözün özü bir fotoğraf makinesine baktırma çabası, fotoğrafta ısrarla gülerek gösterilme gayreti sarar ortalığı.. kısacık bir süre zarfında ise bir el ve dahi kol, hiç tanımadığınız o "kimse" ile sarmaş dolaş oluverir, yanak yanağa verilir, saçmalamanın tavan yaptığı raddede ise dudaklar kavuşur..
flaş patlar, gözler cosurdar, perde kapanır..
ve o bir anda kendini fazla yakın bulan ama aslında "el" olan grup dağılır..

işte biz de buna fotoğraf samimiyeti deriz..
http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=fotograf+samimiyeti
YanıtlaSilbaşlıktaki ilk girideki "bir arkadaş" benim.. belirtmekte fayda var sanırım :)
YanıtlaSilDeşifre etmekte üstüme yoktur deyim o zaman =)
YanıtlaSil''toplaşkan'' kelimesi hşuma gitti.
YanıtlaSilbi de güzel tespit. sevmem zaten ben fotoğraf çekilmesini, samimiyetsiz bulurum.
Sırf bu yüzden ben, tek kişilik fotoğraflarımı en ütünde tutarım geçmişimin.
YanıtlaSil