Kayıtlar

Ara ardından Kent'e bakış

Şimdilerde blog sayfamla çok haşır neşir olamıyorum, sebebi biraz günlük meseleler, biraz gelecek debelenmeleri. Bunun için, siteyi takip eden arkadaşlardan hoşgörü rica ediyorum, geç güncellemeler, yenilik eksiklikleri sıkıcı oluyor bazen farkındayım. Fakat bu bir süreç, yakın zamanda hızlanacak, hem yazılar, hem Aslı. Son yazımda maçtan bahsetmiştim. Yazdıklarım bugün de hissettiklerime paralel. Ben inandığım renklerin arkasında dururken onlar da yüzümü karartmadılar gördüm ki.. Bizim yüzümüzü düşürmediler yere, güle oynaya döndük İngiltere'lerden.. Bu yolculuk "yeni bir başlangıç" için gayet güzeldi. Dilerim devamı da gelir.. Aslında aklımda çok zamandır bir spor blogu açma fikri var, orada sadece spor yazıları yazmak istiyorum ama ne kadar ilgi çeker, beğenilir, yakıştırılır(!) orasını bilemiyorum. İlerleyen zamanlarda, belki yeni sezonda, kim bilir.. Dedim ya bu aralar seyrek ziyaret ediyorum ben burayı. Fakat neredeyse her gün kontrol ediyorum kaç kişi gelmiş ...

Futbol, Asla "Sadece Futbol" Değildir!

Resim
Geçtiğimiz günlerde yazdığım ama rötarlı olarak bloguma eklediğim "youtube" yazısı tam da gününde, sitenin erişime yeniden açıldığı günde bu adreste yer alır oldu. belki yeni yeni o yazıyı okuyanlar, aslı herhalde geriden takip ediyor gündemi demiş olabilirler, yok, öyle değil olayın "aslı". yazı, hadisenin hemen ardından yazılmıştı, siteme geç taşındı yalnız, bu böyle bilinse güzel olur.. geçmiş olsun hepimize, erişebiliyoruz artık sitemize! lakin bu elbette gölgelememeli memlekette yaşanan "sansür" gerçeğini, aksine, böyle manasız yasaklar karşısında sesimizin biraz çıkmasına vesile olmalı.. geçmiş günün hikayesinden, "günün" hikayesine gelelim biraz da. derler ya hani, futbol halkların afyonudur diye.. evet, sanırım sucuğuna bayıldığım afyon'dan sonra, en bi' sevdiğim afyon bu benim; futbol. beni bilenlerin bir kısmı, ne kadar "samimi" bir futbolsever olduğumu da bilir.. bu samimi futbolsever konusunu ilerleyen günler...

youtube'un oyuncaklığı sorunsalı

bilmem kaçıncı kapatılmasının ardından, insanların daha da bir sesinin çıkmamasına sebep olmuş şu youtube.. nasıl mı, anlatmalı.. ilk zamanlarda, hani höt diye türklüğe hakaret, bilmem ne ayağına bu siteye erişim engellendiğinde, herkes bir galeyana gelmiş, televizyonlar neredeyse son dakika gelişmesi olarak hadiseyi duyurmuş, internetteki haber siteleri ise harbiden son dakika haberi olarak yazıp çizmişlerdi youtube'un kapatılmasını. ama bugün, youtube'a erişimin engellenmesinin üzerinden birkaç gün geçmişken, herkeste bir proxy telaşı, bir illegalite merakı almış gidiyor. evet, elbette biz bu siteye girmek, olan biteni videolar aracılığı ile takip etmek istiyoruz ama bu kadar da değil. madem bunun bir "hak" olduğu kanısındayız, o zaman ne diye antin kuntin işler peşindeyiz? yazalım mevcut bir "www"nun arkasına "youtube.com" diye, girelim şu bela siteye! öte yandan, ayrıca üzerinde durulması gereken bir nokta daha var ki, o da hepimizin b...

sav

tevazu, hakikatin yanında sahte yüzünü gösterir.. hakikat siler tevazunun puslu camını, "aslında" olanı biteni gösterir gören göze..

YakışıksızKarmaşa

Almadım Vermedim Sen beni yenmedin, ben de seni.. Sonra?

Bir Sergi Haberi

Resim
Tanrısal Gücün Elçileri: Antik Tıp Aletleri * Amerikan Hastanesi Sanat Galerisi, Anadolu'da bulunan antik tıp aletlerinin yer aldığı 'Tanrısal Gücün Elçileri: Antik Çağda Tıp Aletleri' sergisi ile açılıyor. Sergi Türkiye'de 'bir hastane içinde kurulan ilk sanat galerisi' olma özelliği taşıyan VKV Amerikan Hastanesi Sanat Galerisi, Tunç Devri ve Roma dönemine ait 200'ün üstünde eserin sergileneceği 'Tanrısal Gücün Elçileri: Antik Tıp Aletleri' sergisine 29 Mart'ta ev sahipliği yapacak. Tıpta kullanıldığı tahmin edilen araçlar ve insanların kişisel bakımları için kullandıkları aletlerden oluşan sergide yer alan eserler arasında; kaşıklar, kulak sondaları, cerrahi aletler, merhem sürücüler, bakım setleri ve iğneler yer alıyor. Sergilenecek olan eserlerin en ilginçlerinden biri de Tanrı Bes heykeli. Bir Mısır tanrısı olan koruyucu Tanrı Bes, Mısırlılar'dan başlayıp Roma dönemine uzanan ve az gelişmiş toplumlarda halen kötü ruhları kovd...

Fotoğraf Samimiyeti

Resim
bu enteresan bir samimiyet. samimiyetten uzak ama bir o kadar da samimi! geniş katılım sağlanmış bir toplaşkada, alkol kanda dolaşır ya da muhabbet bağına girilip bağcı tarafından kovalanırken bir tebessüm de gelir oturur adamın yüzüne gözüne, kalkmak da bilmez. zaten kimse bu tebessüme de kalk git demez. aslında bu yalnızca bir girizgah, olayı detaylar üzerine inşa edebilmek için nafile bir çaba da diyebiliriz. bu geniş katılımlı toplaşkanın iştirakçılarından bazıları birbirini nah şu kadarcıkkenden tanırken, kimileri nah bu kadar bile bilmez bi diğerini.. ama dem kaynaşma demidir ve işte bu sebeple herkes çılgınca sosyalleşmektedir. an gelir, bir zıpçıktı çıkıverir elinde bol flaşlı bir adet "an dondurucu" ile.. bunun dijital olanı makbuldür tabi, lakin sıkıştığında adem, en teknolojiden uzak teknolojilere mensup olanlarını da kullanılır.. tam da o esnada, o birbirini "nah bu kadar bile bilmez" kimseler yan yana düşer, siz deyin "peynir", fotoğr...