aynı gün içinde gözümün önünde dört farklı milletten adam yakındı bu zalim zımbırtıdan. kimi bir yerlere gelememekten, kimi gidememekten, kimi istediklerini yapamamaktan onu sorumlu tuttu.
Bayanlar.. Baylar! Merdivenden kayanlar!.. Muhterem ablalar, abiler!.. Sayın izleyiciler.. Tinatiyata ijjj moyne more? Dobroski.. Nema problema.. Nema trijka.. Efendim!.. Vakti zamamnında İki baldırı çıplak, aç biilaç Galata'da yürürken aralarında konuşuyorlarmış. Biri diğerine; "Mirim! akçe düşmüş haberin var mı?.." der. Diğeri de arkadaşına cevaben; "O zaman yere eğilip de bir bakalım. Allah vere de, metelikler tıngır mıngır, mazgalların arasından kanalizasyona düşmüş olmasa!.."
Parayla ilgili bizim de küçük bir katkımız olsun. Sürçilisan ettiysek affola!
Artık burada kafamı kıracağım. Evet sanırım tek eksiğimiz buydu, burada bunu da yapacağım! Değişebilirliğine inanmadığım her şeyi bir bir yazacağım ki bir yere kaybolmasınlar, gözden yitmesinler. İlk kafamı kırarım’larım “bir kısım izlek” için yabancı olmayan bir “hayati damar”ımla, futbolla alakalı. Bir bakınız. Bakınız ki içimdeki şiddet tükensin! - Forma giydiği herhangi bir maçta Daniel Alves hakemi kandırmak maksatlı kendini yere atmazsa, - Galatasaray’ın mor forması yenilgi yüzü görürse, - Beşiktaş, adı sanı bilinir bir forvet transfer ederse, - İbrahimoviç 90 dakika boyunca herhangi bir maçta forma giyip de ofsaytta kalmazsa, - Daha uzun yıllar yaşayacak gibi görünen “Aziz Yıldırım hanedanı” devrilirse, - Cristiano Ronaldo, becerisinin sökmediği bir maçı çirkeflik yapmadan tamamlarsa - Ahmet Çakar, futbolun biraz da şov işi olduğunu ama bu kadar da “şovmenliğe” bulaştırılmaması gerektiğini fark ederse, - Sergen Yalçın, Baros’a seslenmeyi öğre...
"Reklam dünyasında gerçekliğin kabul edilir bir şey olmadığını sana öğretmediler mi? Bu nedenle "gerçek" bir şey yaptıkları zaman, mutlaka abartırlar. Bilirsin işte; mutlu aileler, yakışıklı, incecik insanlar, köpek yavruları, kediler, pırıl pırıl mutfaklar, kocaman banyolar. Yani bir sürü aldatmaca." Aşktan uzak, reklama yakın her kişi, hatunlar bilhassa okumalı.
Hep avutuyoruz kendimizi ve birbirimizi. Yanı başımızda otururken yeni aşkımız, Dalıyor da gözlerimiz bir şarkı marifetiyle, Düşüyle eski sevdaların, ıslanıyor dudaklarımız. Sarılıyoruz yanı başımızdakine sonra, sımsıkı! “Daha önce hiç yaşanmamış” gibi İlkmiş gibi “aşkın böylesi” ! Nasıl kanıyoruz, nasıl kandırıyoruz bir çırpıda! Ölmedik mi daha önce kollarına başkalarının, Sözlerine gömülmedik mi, nefes nefese? Bir bakışlarında boğulup da, Bir dokunuşlarına doğmadık mı yeniden? Kime bu kandırmaca, neye? Yeni “yegane”mize bu yalan, düzen? “Senin gibisi olmadı, olmayacak” Yeni “aşk”ımıza mı, paçalarımızdan akanlarla? … Dil hep söyler, Ne adidir o! Kalp de ona uyup Çarparsa önüne gelene, Yoktur ondan adisi. 05.09.2009//06:28
"Meddah Memiş"
YanıtlaSilBayanlar.. Baylar! Merdivenden kayanlar!.. Muhterem ablalar, abiler!.. Sayın izleyiciler.. Tinatiyata ijjj moyne more? Dobroski.. Nema problema.. Nema trijka.. Efendim!.. Vakti zamamnında İki baldırı çıplak, aç biilaç Galata'da yürürken aralarında konuşuyorlarmış. Biri diğerine; "Mirim! akçe düşmüş haberin var mı?.." der. Diğeri de arkadaşına cevaben; "O zaman yere eğilip de bir bakalım. Allah vere de, metelikler tıngır mıngır, mazgalların arasından kanalizasyona düşmüş olmasa!.."
Parayla ilgili bizim de küçük bir katkımız olsun. Sürçilisan ettiysek affola!