Hep avutuyoruz kendimizi ve birbirimizi. Yanı başımızda otururken yeni aşkımız, Dalıyor da gözlerimiz bir şarkı marifetiyle, Düşüyle eski sevdaların, ıslanıyor dudaklarımız. Sarılıyoruz yanı başımızdakine sonra, sımsıkı! “Daha önce hiç yaşanmamış” gibi İlkmiş gibi “aşkın böylesi” ! Nasıl kanıyoruz, nasıl kandırıyoruz bir çırpıda! Ölmedik mi daha önce kollarına başkalarının, Sözlerine gömülmedik mi, nefes nefese? Bir bakışlarında boğulup da, Bir dokunuşlarına doğmadık mı yeniden? Kime bu kandırmaca, neye? Yeni “yegane”mize bu yalan, düzen? “Senin gibisi olmadı, olmayacak” Yeni “aşk”ımıza mı, paçalarımızdan akanlarla? … Dil hep söyler, Ne adidir o! Kalp de ona uyup Çarparsa önüne gelene, Yoktur ondan adisi. 05.09.2009//06:28
namütenâsip bir incelikle yazılmış. tebrik.
YanıtlaSilÖlmek sonsuzluk bestesinde yaşamak gibidir. Severken de sevilirken de ölelim yeter ki.
YanıtlaSilalıntı yapamadan duramadım; yaptım. tebrikler.
YanıtlaSilTeşekkür ederim değerli yorumlarınıza..
YanıtlaSilLe Cagot. Görebilir miyim ben de o alıntıyı acaba... Yoksa?
kendimce bir monolog yaşadım, yazdım
YanıtlaSilher zamanki gibi.. güzel. daim ol.
YanıtlaSilah, değerli yorumun! çok teşekkürler.
YanıtlaSilhep beraber daim olalım. ^^,