Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Mart, 2008 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Futbol, Asla "Sadece Futbol" Değildir!

Geçtiğimiz günlerde yazdığım ama rötarlı olarak bloguma eklediğim "youtube" yazısı tam da gününde, sitenin erişime yeniden açıldığı günde bu adreste yer alır oldu. belki yeni yeni o yazıyı okuyanlar, aslı herhalde geriden takip ediyor gündemi demiş olabilirler, yok, öyle değil olayın "aslı". yazı, hadisenin hemen ardından yazılmıştı, siteme geç taşındı yalnız, bu böyle bilinse güzel olur..

geçmiş olsun hepimize, erişebiliyoruz artık sitemize! lakin bu elbette gölgelememeli memlekette yaşanan "sansür" gerçeğini, aksine, böyle manasız yasaklar karşısında sesimizin biraz çıkmasına vesile olmalı..

geçmiş günün hikayesinden, "günün" hikayesine gelelim biraz da.
derler ya hani, futbol halkların afyonudur diye.. evet, sanırım sucuğuna bayıldığım afyon'dan sonra, en bi' sevdiğim afyon bu benim; futbol.

beni bilenlerin bir kısmı, ne kadar "samimi" bir futbolsever olduğumu da bilir.. bu samimi futbolsever konusunu ilerleyen günlerde b…

youtube'un oyuncaklığı sorunsalı

bilmem kaçıncı kapatılmasının ardından, insanların daha da bir sesinin çıkmamasına sebep olmuş şu youtube..
nasıl mı, anlatmalı..

ilk zamanlarda, hani höt diye türklüğe hakaret, bilmem ne ayağına bu siteye erişim engellendiğinde, herkes bir galeyana gelmiş, televizyonlar neredeyse son dakika gelişmesi olarak hadiseyi duyurmuş, internetteki haber siteleri ise harbiden son dakika haberi olarak yazıp çizmişlerdi youtube'un kapatılmasını.

ama bugün, youtube'a erişimin engellenmesinin üzerinden birkaç gün geçmişken, herkeste bir proxy telaşı, bir illegalite merakı almış gidiyor.

evet, elbette biz bu siteye girmek, olan biteni videolar aracılığı ile takip etmek istiyoruz ama bu kadar da değil. madem bunun bir "hak" olduğu kanısındayız, o zaman ne diye antin kuntin işler peşindeyiz? yazalım mevcut bir "www"nun arkasına "youtube.com" diye, girelim şu bela siteye!

öte yandan, ayrıca üzerinde durulması gereken bir nokta daha var ki, o da hepimizin bu engell…

sav

tevazu, hakikatin yanında sahte yüzünü gösterir..
hakikat siler tevazunun puslu camını, "aslında" olanı biteni gösterir gören göze..

Bir Sergi Haberi

Tanrısal Gücün Elçileri: Antik Tıp Aletleri

*

Amerikan Hastanesi Sanat Galerisi, Anadolu'da
bulunan antik tıp aletlerinin yer aldığı 'Tanrısal Gücün
Elçileri: Antik Çağda Tıp Aletleri' sergisi ile açılıyor.

Sergi Türkiye'de 'bir hastane içinde kurulan ilk sanat galerisi' olma özelliği taşıyan VKV Amerikan Hastanesi Sanat Galerisi, Tunç Devri ve Roma dönemine ait 200'ün üstünde eserin sergileneceği 'Tanrısal Gücün Elçileri: Antik Tıp Aletleri' sergisine 29 Mart'ta ev sahipliği yapacak.

Tıpta kullanıldığı tahmin edilen araçlar ve insanların kişisel bakımları için kullandıkları aletlerden oluşan sergide yer alan eserler arasında; kaşıklar, kulak sondaları, cerrahi aletler, merhem sürücüler, bakım setleri ve iğneler yer alıyor.
Sergilenecek olan eserlerin en ilginçlerinden biri de Tanrı Bes heykeli. Bir Mısır tanrısı olan koruyucu Tanrı Bes, Mısırlılar'dan başlayıp Roma dönemine uzanan ve az gelişmiş toplumlarda halen kötü ruhları kovduğuna inanı…

Fotoğraf Samimiyeti

bu enteresan bir samimiyet.
samimiyetten uzak ama bir o kadar da samimi!

geniş katılım sağlanmış bir toplaşkada, alkol kanda dolaşır ya da muhabbet bağına girilip bağcı tarafından kovalanırken bir tebessüm de gelir oturur adamın yüzüne gözüne, kalkmak da bilmez. zaten kimse bu tebessüme de kalk git demez. aslında bu yalnızca bir girizgah, olayı detaylar üzerine inşa edebilmek için nafile bir çaba da diyebiliriz.

bu geniş katılımlı toplaşkanın iştirakçılarından bazıları birbirini nah şu kadarcıkkenden tanırken, kimileri nah bu kadar bile bilmez bi diğerini.. ama dem kaynaşma demidir ve işte bu sebeple herkes çılgınca sosyalleşmektedir.

an gelir, bir zıpçıktı çıkıverir elinde bol flaşlı bir adet "an dondurucu" ile.. bunun dijital olanı makbuldür tabi, lakin sıkıştığında adem, en teknolojiden uzak teknolojilere mensup olanlarını da kullanılır..

tam da o esnada, o birbirini "nah bu kadar bile bilmez" kimseler yan yana düşer, siz deyin "peynir", fotoğraf çeken…

HariçteN GazeL

Yepyeni bir edebiyat dergisi var a dostlar!
Böyle de duyurula!

Adı Hariçten Gazel, ben aldım okudum, gayet de keyifli, okunur, üzerine düşünülür olmuş ortaya çıkan dergi. Tasarım güzel, yazar kadrosu güzel, mevzular, dosyalar güzel...

Evvela bir internet sitesini ziyaret edip bakmalı,
http://www.harictengazel.com
Aynı siteden yola çıkarak da en yakın kitabevine gidip dergiyle haşır neşir olunmalı.

Hariçten bir gazel, lakin gözlerine dokunmak maksatlı insanın, e biraz da yüreği ile ruhunun kıyısına hani. İşi edebiyatla olan beri gelip uzansın şöyle elinde dergisi, dalsın sözcüklerin dünyasına, gayet hariçten!

Mahşerî Bir Cümbüş!

Şimdilerde ortalığı kasıp kavuran bir tiyatro topluluğu var, Mahşer-i Cümbüş.
Onları yaklaşık iki sene önceden beri izleyen ben ve değerli dostum Ceren, Adı Yok dergisi için ekip üyelerinden Yiğit Arı ile bir söyleşi gerçekleştirmiş, oldukça eğlenip keyifli bir sohbete dalmıştık..

Gün geldi, onlar Osmantan Erkır'ın da desteği ile hak ettikleri ilgiyi görüyorlar.. Bugün Türkiye'de canlı yayında doğaçlama tiyatro yaparak seyirciyi kahkahalara boğuyorlar. Beyaz camın ardından hem de..
Ne de iyi yapıyorlar..


Aşağıda, 2 yıl önce Mahşer-i Cümbüş ile yaptığımız bir söyleşi var, ilgililere duyurulur..

"
Bir Adı Yok salı toplantısının ardından, Ceren bir tiyatro oyunundan bahsetti. Şöyle iyiler, böyle güzeller dedi ve sohbet “e madem bir yerlerde insanlar güzel işler yapıyor, gidelim tanık olalım” cümlesiyle nihayete erdi. Kalktık gittik. Şahit yazdılar bizi, kayıtlara geçtik. Pek eğlendik.

Taksim’de elektrikler kesikti bir cumartesi akşamı,. Biz bir kafede mum ışığında oturm…