Ana içeriğe atla

O kitap Bu kitap Şu kitap!

İşte yeniden başlıyor!

Şehirden bi hayli uzak, gitmesi ayrı gezmesi ayrı dert olan bu denli aktif "yegane" fuar alanımız, Tüyap Beylikdüzü'nde Kitap Fuarı başlıyor..

27 Ekim - 04 Kasım Tarihleri arasında gerçekleşecek fuara, yine her yıl olduğu gibi pek çok yayınevi, yazar ve sanatçılar konuk olacak..

Fuar deneyimi "fazlaca" olan biri olarak, şayet "kitap almak" gibi masum hislerle gidiyorsanız fuara söyleyeceğim şudur Tüyap'ın konu hakkındaki resmi açıklamasını okumadan evvel;
fuarın en sakin demleri hafta içi akşam üzeridir.
okullardan toplanıp da fuar alanına salıverilen çocuklar olmaz,
"aa fuar varmış gel bakalım" diyen, kitaba "sebze-meyve" muamelesi yapan meraklı kalabalık olmaz, mankenlerin "imza günü" olmaz, izdihamın ortasında bulmazsınız kendinizi..
Güzel güzel kitaplarınıza kavuşur, yayınevlerine, yazarlara derdinizi anlatırsınız.. Huzur içinde de dönersiniz sonra yurdunuza..


Tüyap'tan fuar haberi..
“Kitap Fuarı’nda Akdeniz Rüzgarı Esecek…”

TÜYAP Tüm Fuarcılık Yapım A.Ş. ve Türkiye Yayıncılar Birliği tarafından TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi- Beylikdüzü’nde düzenlenecek olan 26. İstanbul Kitap Fuarı’nın “Onur Yazarı” ve “Tema”sı belli oldu.

İstanbul Kitap Fuarı Danışma Kurulu’nun oy birliği ile aldığı karar sonucunda Sayın Metin And, 26. İstanbul Kitap Fuarı’nın “Onur Yazarı” olarak belirlenmiştir.

İstanbul Kitap Fuarı, 1989 yılından beri her yıl ayrı bir tema çerçevesinde, okurla yazarı buluşturan kültür ve edebiyat etkinliklerini de kapsamaktadır. 27 Ekim- 4 Kasım 2007 tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan Kitap Fuarı’nın teması, İstanbul Kitap Fuarı Danışma Kurulu tarafından “Akdeniz’de Edebiyat; Edebiyat’ta Akdeniz” olarak kararlaştırılmıştır.

İstanbul Kitap Fuarı bu sene yaklaşık 500 yayınevi ve sivil toplum kuruluşunun katılımıyla düzenlenecektir. Kültür etkinlikleri ve imza günlerinde ise, konuk yazarların yanı sıra yüzlerce yazar, sanatçı, bilim adamı, gazeteci ve politikacı kitapseverlerle buluşma imkanı bulacaktır. 26. İstanbul Kitap Fuarı, ARTİST 2007 – 17. İstanbul Sanat Fuarı ile eş zamanlı gerçekleştirilecektir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Sen ve Ben

Geçenlerde Power FM'de bir şarkıya rastladım. Resmen beni ele geçirdi. 
Çok yüksek olmayan bir tempo, akla takılan bir melodi ve bir kelimesini bile anlamadigim (arada bir "perişan" duydum sanki) sözlerin böyle cezbedici olmasi.. Beni benden aldı.

Kulak kesildim, baktım sözler Farsça gibi. Hemen SoundHound'u açtım, şarkıyı buldum: Man o tu.

Şarkıya sardıktan sonra öğrendim ki sözler Mevlana şiiri imiş. Aklım bir daha kaçtı. 

Şiirin Farsça ve Türkçesini yazayım, tam olsun.
Dinleyin, dinletin.

khonak an dam ke neshinim dar eyvan, man o to
be do naghsho be do soorat, be yeki jan, man o to
khosh o faregh ze khorafat-e-parishan, man o to
man o to, bi man o to, jam' shavim az sar-e-zogh

saadet zamanı: avluya doğru oturmuşuz, sen ve ben
endamımız çift, sûretimiz çift, rûhumuz tek, sen ve ben
bulandıran palavralardan âzâde, gamsız bir keyif, sen ve ben
sen ve ben, ne sen varsın ne de ben, bir olmuşuz aşk elinden





Periscope'uyoruz!

Biraz Paris'te turlamaya ne dersin? Ya da Riyad'da toplantıya yetişmeye? Milano'da metroya binsek? Maryland'deki kazları izlesek beraber?

Bunların hepsini yaparız tabii ömrümüz varsa. Seyircisi olmaksa bu ara hem bedava hem de fena eğlenceli. 

"Periscoping" gibi bir ifadeyi hayatımıza katan, şahane bir uygulamadan söz ediyorum: Periscope

Şurada daha bir yıl önce ortaya çıkan "dünyayı başkasının gözlerinden görme" fikrinden doğan bu "app", uygulamanın yaratıcıları Kayvon Beykpour ve Joe Bernstein'in aklından öptürecek cinsten. 

Uygulamanın resmi internet sitesinde dünyanın dört bir yanını görmenin büyüsünden bahsederken Kapadokya'ya da selam çakan adamlar, şu cümleyle gönülleri fethediyor: Bir fotoğraf, binlerce söze değer olabilir. Ama canlı bir video, seni başka bir yere götürebilir.

Nasıl çalışıyor? 

Bu arada sadece ios'larda çalışıyor. Ancak Android cihazlar için de uygulamanın eli kulağında. 

Uygulamayı indiriyor, varsa Twitter …

Haftanın Güzelleri: ActOrchestra - Sıfırdan Sonra

Hayatta bazı güzellikler var; hiç beklemediğiniz bir anda haberdar olduğunuz ve iyi ki de bana göründü dediğiniz güzellikler. İşte geçtiğimiz hafta ben böyle iki güzelliğe denk geldim.

Konuşmak? Yani bildiğimiz anlamda? Hayır.


Bursa'da bu yıl dördüncüsü düzenlenen "Bursa Uluslararası Balkan Ülkeleri Tiyatro Festivali", Devlet Tiyatroları'nın şahane etkinliklerinden biri oldu. Ancak bu festivalin bir oyunu vardı ki, sanırım sahne sanatları hakkında herhangi bir şey beni uzun zamandır böyle düşündürmedi.

Actorchestra'dan söz ediyorum. Bükreş Ulusal Tiyatrosu oyuncularının sahnelediği, tek perdelik bu oyunda herhangi bir dilde konuştukları söylenemez. Ancak herkese aynı anda aynı duyguları hissettirecek, senkron sıkıntısı yaşatmadan güldüren, coşkulandıran bir performans izlediğimizi içtenlikle söyleyebilirim. 
Aslında biraz önce her ne kadar "bir tiyatro festivalinde" kendisini "oyun" diye çağırmış olsam da, bu seyri doğru tanımlamak biraz güç. N…