18.9.07

can/içi

Kıvrımlı yamaçlardan
Aşağı süzülen su gibi gülüşün.
Elinin tersinde yaban otları.
Sesin bir serçe yüreği kadar
Ürkek zaman zaman.
Bir de benim yanımdaysan
Uçuyor o kocaman adam gözlerin.

Sıcak tenin, bilirim.
Dokunmadan tattım alevini.
En rüzgarsız doruklarda yaşadım seni.
Seni bilmeden, bildiğimi sandım gecelerde.
En umarsız anında toprağın
Doğdun bir anda yeni açan güne.
Sevim yağdı üstüne, soldun.

Yanımdayken tanıdım seni.
Uzakta yabancıydın bana
Sevinçler kadar.
Ama en korkulu rüyadan uyandırdın beni.
Tuttun kolumdan çektin sana.
Sonra bir bıraktın kenara,
Soldum…
11.06.02/14:54

2 yorum:

  1. Yaz bitti, güz başladı. Rehavet yerini serin rüzgârlara bıraktı. Yazıya en çok yaz yakışırsa, şiire güz yakışıyor. Ve güzün ilk ayında "can/içi"ni okumak insana iyi geliyor.

    Açık konuşayım mı Aslı Hanım? İlk iki dizeyi okuyunca durdum, düşündüm. İlk iki dize, insana "büyük bir şiir"in ilk izlerini veriyor gibiydi. Ama ondaki coşkuyu aşağıda boşuna aradım. :( Fakat bazen bir şiiri bir iki dize için seversiniz. "Can/içi"ni öyle sevdim, kabullendim.

    Düşünmeden edemedim; ömrümde bana armağan edilen kaç gülüş vardı, böylesi aşağı süzülen, kıvrımlı yamaçlardan? Ve ben kaçını yakalayabildim bana sunulan kaçamak bakışlardan?

    Son dizenizde de ince bir hüznün siteme giden yolu duruyordu.

    "Soldum..."

    Başka söze gerek var mı?

    YanıtlaSil
  2. Çok çok teşekkür ederim bu çok değerli yorum için. Zira bilen gözlerin not düştüğü sesleri okumak çok keyif veriyor bana.

    Bu şiir çok eski, tarihi de yazılıdır, 5 yıl geçti yazılışının üzerinden.. Ve ben kendimi sermek ve kendimi gözlemlemek için ekledim bloga biraz da.. Eskiden yazan kalemle, bugünkünü kıyaslamak; öte yandan, şiir ve nesirlerimi harmanlayabilmek için..

    Dilerim yeni yazılarda yeniden buluşuruz bu sayfalarda.. Sizin de çıkmıyordu sesiniz uzun zamandır.. merakta bırakmayın..

    Sevgiler, Selamlar,

    Aslı

    YanıtlaSil

yok'la'ma!