26.7.10

İstanbul'un Orta Yeri'nde Bir Cumartesi


Cumartesi gecesi enfes bir organizasyondaydım. Şöyle söyleyeyim; Fatih Akın, İstanbul Boğazı, birbirinden değerli dostlar.. Bu ipuçları bir şey anlatmadıysa, ben anlatayım. 

İDO ve Utopic Farm'ın katkılarıyla düzenlenen organizasyonda Barış Manço vapuru onlarca konuğu ağırladı. Vapurda Fatih Akın'ın İstanbul Hatırası'nı izledik birlikte. Ancak sadece filmi izlemedik desem yeridir. Boğazın iki yakası arasında, kulağımıza çalınan "İstanbul melodileri" ile en çok İstanbul'u izledik. Hadi, çoğul konuşmayayım. Ben öyle yaptım. 

Tabii birbirimizi bulmuşuz, kolay bırakmak olmaz. Organizasyon sonrası, vapurumuz bizi aldığı yere, Kabataş'a bıraktıktan sonra Beşiktaş'a Okyanus'a uzandık. Okyanus dediğim meyhane işte canım.. Bir "U" masada, saatler süren lezzetli, bol mezeli, şarkılı türkülü muhabbet çıktı sonra sahneye. 

Gece, ardından Taksim'e doğru uzadı, sabaha vardı. Uykusuz başladığım Pazar gününde bir de Menemen çekimi vardı. Tüm bu tatlı yorgunluğun başlama noktası Barış Manço vapuru, şahane etkinlik ve İstanbul manzarası kirpiklerimde kaldı.. 

Başta Yiğit Kalafatoğlu ve Tolga Arıcan olmak üzere organizasyonda emeği geçen herkese, gülüşleri yüzlerinden eksilmemesi gereken tüm dostlara teşekkürler. 

3 yorum:

  1. Yazı için değil de tema için bişeyler söyleyim... Bayıldım ;)

    YanıtlaSil
  2. Evet...
    Ancak düşünülmeyen tek şey, bizim gibi Mehtap Gezisi'ne çıkacak olan insanların vapuru Barış Manço'nun bu organizasyonda kullanılacağının belirtilmemesi oldu.
    Biz de müzikli bilmemneli bir Boğaziçi gecesinin yerine bir şehirhatları vapuruyla Anadolu Hisarı'na gidip gelmiş olduk.
    Yani siz tadını çıkarırken biz 20 liraya şehir hatları vapuruna bindik, ayakta tıklık tıkışık bir 4 saat geçirdik. Şikayeti bildirdim Cumartesi'den beri İDO dönecek. Hasretle bekliyoruz.

    YanıtlaSil
  3. Şimdi İstanbul'da kalan tek güzel şey, bu canım şehir hatları vapurları. Ne güzelmiş.

    YanıtlaSil

yok'la'ma!