Artık burada kafamı kıracağım. Evet sanırım tek eksiğimiz buydu, burada bunu da yapacağım! Değişebilirliğine inanmadığım her şeyi bir bir yazacağım ki bir yere kaybolmasınlar, gözden yitmesinler. İlk kafamı kırarım’larım “bir kısım izlek” için yabancı olmayan bir “hayati damar”ımla, futbolla alakalı. Bir bakınız. Bakınız ki içimdeki şiddet tükensin! - Forma giydiği herhangi bir maçta Daniel Alves hakemi kandırmak maksatlı kendini yere atmazsa, - Galatasaray’ın mor forması yenilgi yüzü görürse, - Beşiktaş, adı sanı bilinir bir forvet transfer ederse, - İbrahimoviç 90 dakika boyunca herhangi bir maçta forma giyip de ofsaytta kalmazsa, - Daha uzun yıllar yaşayacak gibi görünen “Aziz Yıldırım hanedanı” devrilirse, - Cristiano Ronaldo, becerisinin sökmediği bir maçı çirkeflik yapmadan tamamlarsa - Ahmet Çakar, futbolun biraz da şov işi olduğunu ama bu kadar da “şovmenliğe” bulaştırılmaması gerektiğini fark ederse, - Sergen Yalçın, Baros’a seslenmeyi öğre...
Biraz geç te olsa doğumgünün kutlu olsun. Çoğu insana yeni yıl ve doğum günlerinde birşeyler olur. Dünü, bugünü ve yarını daha çok düşünür olurlar. Umarım sevdiklerinle ve seni gerçekten sevenlerle beraber geçirdiğin güzel bir sene olur ;)
YanıtlaSilTeşekkür ederim Ümit..
YanıtlaSilGüzel temennilerin dilerim seni de bulur.. :)
Devirdiğim bir yılın, devredenlerine baktım, bir de yeni yılın getireceklerine..
Bugüne aktardıklarımı az da olsa biliyorum da, neler getirecek zaman bihaberim ben yine..
Göreceğiz yaşayıp..
Sevgiler..
:)
her tevellütte, ellerimi açıp bir tren garı'nda ya da anayolun ortasında, senelerin üstüme üstüme gelip beni ezeceğini düşünürüm.
YanıtlaSililginç bir doğum günü yazısı, farklı.. kendimi iyi hissettim okuyunca.