kabus , rüya görmekten korkarak uyunmuş bir uykudan uyandırır ve bıçak gibi keser geceyi.. "ben şimdi nasıl uyuyacağım, kime sarılıp" diye sayıklatır.
Kayıtlar
Bildiri-yorum #3
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Uzun zamandır elleşmedim. Kimseleri yazmak gelmemişti içimden. "Kimilerine" mevsim dönümü döngüsü diyerek "şaaptığım" çeşitli hisler yumaklarına yumulmuş durumdayım şu sıralar. Özlüyorum. Acı çekiyorum. İtiyorum. İstiyorum. Hepsini birden yapınca ve hepsine eş zamanlı maruz kalınca, insan haklı olarak kaybediyormuş gibi hissediyor kendini. Kendimi anlatacak halim yok. Şaşırtmacası bu yazının. Sahne onların; Özgün&Kemal ; şimdi aslında bu adamları ayrı ayrı düşünmek lazım. Nerdeyse üç yıldır hayatımda ikisi de bir biçimde. Onlarca şey konuştuk, çok güldük, çok hüzünlendik ama en çok benim radyo programımda şarkılar söyledik, ben onlarınkine uzaktan baktım süt dökmüş kedi gibi. Başkentin tüm deniz'den ıraklığına karşın biz birlikte bakabileceğimiz bir yakamoz bulduk. İyi ki. Ankara'ya söyleyin hazırlansın, kulağımda Imam Baildi ile geleceğim 10 Ekim'de! Ilgın ; kuzenkız'ı burada yazdım mı daha önce anımsayamadım. Öyle uykusuzum ve bey...
senden sonra II
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
senden kalanlarla gözyaşı yüzdürmek, kanlı fermanların mühürlerine nefes üflemek sonra.. ardından derin bir sessizlik, bir matem havası.. sessizlik, kulak tırmalayan bir ağıt.. iç yakma'nın yanından geçmeyen.. - - denizler altında nasıl da nefessiz kalınmayacağını, bin adımlık şehirlere, bir nefesle nasıl da fırtınalar gönderileceğini öğrendim seninle.. senden sonra'sı olmadı..
senden sonra I
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
düğümler arasında kalmakla çözülmeyi beklemek arasında bir zamandayım. elimin erişemediği bir yerde, sesimin dahi güç ulaştığı, ulaşırken çukurlara düştüğü, taşlara takıldığı bir yerde sen.. nefesimi ise duyamadın bile. bir yol öncesinde zamanın, yelkovanın baş aşağı olmasından evvel yani biraz, gidip gelirken sözcükler aramızda, ne aydınlıktı her şey.. yitti bir anda gün avuçlarımda, gece yetişti.. karanlığa boğuldum sessiz kabullenişlerinin ardında. halbuki bu kadar kolay olmamalıydı teslim olmak, ayak diretmek olmalıydı teninin altında bi yerlerde. yoktu. gece, nefes daralmalarını getirdi, yastığa koydu.. kim uyuyacak bu karanlık zamanda şimdi senden sonra..?..
şaka!
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
- alo? + alo buyrun.. - beyoğlu ptt mi? + hayır değil beyefendi.. - ha değil yani.. + değil beyefendi yanlış oldu sanırım.. - ha biz arardık hep ptt çıkardı değişti mi acaba? + bilmiyorum beyefendi.. ama burası ptt değil, beyoğlu hiç değil.. - oldu o zaman.. (yanındakine) macit, ptt değilmiş orası.. +.. - tamam sağol o zaman.. yanlış oldu kusura bakma.. + (nihayet) rica ederim, iyi günler.. - bi dakka bi dakka.. + (la havle.. ) evet?! - peki nereye taşınmış bu beyoğlu ptt.. birebirdir. rezalettir. azıcık anlayış. ne olur!
ben... neyse.
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
söze başlayacakken susmak; istemli bir eylemdir. susanın sözünü kesen, susana "kapa çeneni!" diyen yoktur. lakin bazen yutulur söylenecek söz. "hani..." diye başlayan pek çok cümle kurmak gelir insanın içinden ama ne hikmetse bir türlü dillenmez harfler. içinde kalakalır insanın. büyük bir çarpışmadır bu. dışarıdan bakıldığında sessiz sessiz oturuyormuş gibi görünen adamın içinde bir meydan savaşı vardır aslında; kıran kırana bir dövüş içinde, kan revandır içi. fakat bir türlü söyleyemez.. susar, sustuğuyla kalır insan. bazen dudakları bile aralanır, sanki ramak kalmış gibi bir sese. halbuki susan, sadece dudaklarına götürür henüz ateşe atmadığı sigarasını. sonra o sigara yerine cümlelerini yakar. pek çok şey vardır inkar etse de susanı susturan. ama inatla istemli bir eylemdir söze başlayacakken susmak.