Ana içeriğe atla

Bir İmza Günü Daha Geçti...

Uzun zamanlar oldu, aklımda onlarca söz birikti de birini gözler önüne seremedim. Takip ediyorsanız buraları af diliyorum, zira koşturmaca sözcüğünü göbek adım yaptım bu sıralar. Yeniden öğrenci oldum, yeni bir kitabın fikrine girdim, futbol dünyasını yakın yerinden gözetledim.. Her sözüm di'li geçmiş zamanla sonlanmış gibi görünüyor olsa da, saydığım eylemlerin içindeyim hala. Laf kalabalığım ondan, biraz da derdimi anlatabileyim diye.

Birkaç yazılacak yazım var. Özellikle bir "Elazığ" seyahati yazım, ona geleceğim. Ama sıcağı sıcağına imza günü haberini, fotoğraflarını paylaşmak istedim. Özellikle standa gelip birbirinden değerli sözleri ve gülüşleriyle günümü şenlendiren dostlar için.


Geçtiğimiz hafta, 3 Kasım'da Tüyap Kitap Fuarı'nda imza günüm vardı. Yaklaşık 5 saat boyunca Shakespeare ve Mevlana sever - dostlarla buluştuk, kitaplardan, yazmaktan konuştuk bolca. Tüyap Kitap Fuarı her yazar için önemlidir şüphesiz. Kitaplarımın yayımlanmasından 5 yıl sonra bambaşka bir kimlik kazandı dersem yeridir. Söylemeden geçemiyorum bunu.


Carpe Diem Kitap standına uğrayıp "neden cuma günü burada değildiniz, ben kitabınızı almıştım oysa.." diyen Nihan'a, yazar olmak isteyen Beyza ve Sıla'ya, Carpe Diem Kitap'ın diğer değerli yazarlarının kitaplarının bir köşesine imza atmamı isteyen Aleyna, Işıl ve Ayşegül'e, Evyap Fen Lisesi öğrencilerine, "Ruha dokunanlar"ın Victor Hugo'sunu daha önce okumuş olan Ceren'e, Silivri İlköğretim Okulu'ndan Ayça, Gamze, İlayda, Begüm ve Gülin'e, günün belki de en sıcacık gülüşüyle yanıma yaklaşarak Semiha Berksoy ayraçlarını imzalar mıyım diye soran Mirhan, Oğuzhan, Yusuf ve Yunus'a, onlarla birlikte o gün yanımda olup heyecanımı paylaşan dostlarım Nilüfer, Murat, İbrahim, Kadir, Recep ve Ahmet'e, beni beş dakika arayla kaçıran canım Özge'ye çok çok teşekkürler..

Uzun oldu teşekkür faslı biliyorum..
Yakın zamanda kitap kokuları arasında her birinizle tekrar görüşmek üzere.

Fotoğraflar için çok değerli Fatma Burçak'a teşekkürler.

Yorumlar

  1. İnşallah bir gün bize de nasip olur imza günlerinizden birinde bulunmak.(:

    Saygılarımla...

    YanıtlaSil
  2. İnşallah, görüşmek üzere,
    Sevgiler..

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Sen ve Ben

Geçenlerde Power FM'de bir şarkıya rastladım. Resmen beni ele geçirdi. 
Çok yüksek olmayan bir tempo, akla takılan bir melodi ve bir kelimesini bile anlamadigim (arada bir "perişan" duydum sanki) sözlerin böyle cezbedici olmasi.. Beni benden aldı.

Kulak kesildim, baktım sözler Farsça gibi. Hemen SoundHound'u açtım, şarkıyı buldum: Man o tu.

Şarkıya sardıktan sonra öğrendim ki sözler Mevlana şiiri imiş. Aklım bir daha kaçtı. 

Şiirin Farsça ve Türkçesini yazayım, tam olsun.
Dinleyin, dinletin.

khonak an dam ke neshinim dar eyvan, man o to
be do naghsho be do soorat, be yeki jan, man o to
khosh o faregh ze khorafat-e-parishan, man o to
man o to, bi man o to, jam' shavim az sar-e-zogh

saadet zamanı: avluya doğru oturmuşuz, sen ve ben
endamımız çift, sûretimiz çift, rûhumuz tek, sen ve ben
bulandıran palavralardan âzâde, gamsız bir keyif, sen ve ben
sen ve ben, ne sen varsın ne de ben, bir olmuşuz aşk elinden





Periscope'uyoruz!

Biraz Paris'te turlamaya ne dersin? Ya da Riyad'da toplantıya yetişmeye? Milano'da metroya binsek? Maryland'deki kazları izlesek beraber?

Bunların hepsini yaparız tabii ömrümüz varsa. Seyircisi olmaksa bu ara hem bedava hem de fena eğlenceli. 

"Periscoping" gibi bir ifadeyi hayatımıza katan, şahane bir uygulamadan söz ediyorum: Periscope

Şurada daha bir yıl önce ortaya çıkan "dünyayı başkasının gözlerinden görme" fikrinden doğan bu "app", uygulamanın yaratıcıları Kayvon Beykpour ve Joe Bernstein'in aklından öptürecek cinsten. 

Uygulamanın resmi internet sitesinde dünyanın dört bir yanını görmenin büyüsünden bahsederken Kapadokya'ya da selam çakan adamlar, şu cümleyle gönülleri fethediyor: Bir fotoğraf, binlerce söze değer olabilir. Ama canlı bir video, seni başka bir yere götürebilir.

Nasıl çalışıyor? 

Bu arada sadece ios'larda çalışıyor. Ancak Android cihazlar için de uygulamanın eli kulağında. 

Uygulamayı indiriyor, varsa Twitter …

Haftanın Güzelleri: ActOrchestra - Sıfırdan Sonra

Hayatta bazı güzellikler var; hiç beklemediğiniz bir anda haberdar olduğunuz ve iyi ki de bana göründü dediğiniz güzellikler. İşte geçtiğimiz hafta ben böyle iki güzelliğe denk geldim.

Konuşmak? Yani bildiğimiz anlamda? Hayır.


Bursa'da bu yıl dördüncüsü düzenlenen "Bursa Uluslararası Balkan Ülkeleri Tiyatro Festivali", Devlet Tiyatroları'nın şahane etkinliklerinden biri oldu. Ancak bu festivalin bir oyunu vardı ki, sanırım sahne sanatları hakkında herhangi bir şey beni uzun zamandır böyle düşündürmedi.

Actorchestra'dan söz ediyorum. Bükreş Ulusal Tiyatrosu oyuncularının sahnelediği, tek perdelik bu oyunda herhangi bir dilde konuştukları söylenemez. Ancak herkese aynı anda aynı duyguları hissettirecek, senkron sıkıntısı yaşatmadan güldüren, coşkulandıran bir performans izlediğimizi içtenlikle söyleyebilirim. 
Aslında biraz önce her ne kadar "bir tiyatro festivalinde" kendisini "oyun" diye çağırmış olsam da, bu seyri doğru tanımlamak biraz güç. N…