24.12.11

Twitter'dan Nağmeler vol. 8


Hayatın bazı gerçekleriyle doku uyuşmazlığı yaşıyorum.

Sağduyusu parayla, statüyle satın alınmış bir toplumuz artık. Öznel doğrulara tahammülsüzlüğümüz, gerçeklere körlüğümüz açıklanamaz yoksa.

Bazı kitapları okurken sayfalarına notlar alıyorum.. Bu bazı notlarda kitapların yazarlarıyla konuşuyorum. Evet. Deli değilim.

Hani o "hayatım gözümün önünden film şeridi gibi geçti" anı var ya, işte o anın fon müziğidir Frédéric CHOPIN'den Nocturne..

Hayat şaşırtıcı.. Karambolde gol yememeye bakmak lazım..

Bileti Migros'tan aldım deyince "Piii sizin biletler Migtos'ta mı satılıyor" diyen güzel insanlar tanıyorum.

Bazen bazı insanların mutsuz olmasını dileyebilir insan. En azından çok da mutlu olmamasını.. Kötü kalpliliğe işaret değildir bu.

Bugun Eren ve Selin'den sonra Ela katıldı ailemize.. Biricik abimin güzel kızını görmeye gidiyorum! Ömrun uzun olsun Ela kız..

+ Hafta sonu n'apıyorsun? - Saha kapattırıyorum..

Bazen Barcelona'nın "turnuvam var" diyene ilk uçakla koştuğunu düşünüyorum.. "İlk uçakla koşmak" hayal ürünüdür, gerçeklerle ilgisi yoktur.

Öyle ruhunu satan entelektüelleri, hele ki "eskinin solcusu" entelektüelleri var ki bu memleketin, gezegende bulamazsınız öylesini!

Asla her şeyin güzel olduğu bir zaman yoktur, kandırmayalım kendimizi. Bir karmaşa, mutlaka bir yerlerindedir garip hayatlarımızın.

Avrupa'nın en büyük adalet sarayına sahip olmakla övünmek şuursuz bir eylem.

Beklenen gün geldi... Gece, formayla uyunan geceydi.. Yıllar sonra.

Şimdiki zamanın insanında bir ilişki bug'ı var.. Yazacağım hakkında.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

yok'la'ma!