28.1.12

Yazıyla 5




Bugün beş yıl önceyi düşündüm. Nerelerde olabileceğimi o sıralarda, o günlerde sık sık görüştüğüm insanları, hayatıma henüz girmemiş olanların bende bırakmamış oldukları izleri düşündüm. Kafamda beliren resim, bir çocuktan fazlasını gösterdi bana. Bir genç kızı.. Hayatı yeni keşfetmeye başladığının farkında, görmeye, hissetmeye, anlamaya aç, heyecanlı bir genç kızı serdi önüme bu düşün.

Daha önceleri düşündüğümde bu beş yıl evvelleri, bambaşka çocukluklara takılırdı gözüm; çiğ bir yalnızlık, toy bir kalabalık, bolca tereddütlü adım görürdüm. Bu defa öyle olmadı.

Zamanın nasıl da geçiyor olduğunu, nasıl da böyle hızlı geçiyor olduğunu belki de çeyrek asırlık ömrümde ilk defa duyumsadım.

Ve anladım, bu deneyim geri kalanında nefesimin, sık sık uğrayacak bana.

Bugün bir genç kız olarak, yarın bir başkası..

27.1.12

Twitter'dan Nağmeler vol. 9



Istanbul'a konser vermek uzere gelen Yunan muzisyen arkadasim sohbet ederken #TTnet'in Ceza'li reklamina bayildigini soyledi. #reklametkisi

-

Adınızın yanına "dicitıl soluşıns" filan sıkıştırdığınız anda bombastik oluyorsunuz, evet.

-

Icinde bulundugunuz dunyalar, icinizde bulunan dunyalar kutsansin bir daha. Ne istiyorsaniz o. Nasil istiyorsaniz o.

-

Unutulmak, dusunememek-akil edememek sebepli olunca can yakiyor.. Kiymetini gosteriyor insana..

-

Geride bıraktığınız, başkalarınca sürdürülen işlerde hala kendi izlerinizi görmek bazen sinir bozucu olsa da sıklıkla motive ediyor..

-
Ne yaparsak yapalim eksik hayatlar yasiyoruz iste.. Yetinmek gibi yetim sozcukler icat ediyoruz sonra.

-

Aniden bastıran gün batımında denize girme isteği..

-
Insanin en buyuk laneti unutmamak degil. Ozlemek.

-

Insan olmak, nefes almak kadar kolay degil..

-

Bir işi yapmak ister ya da istemezsin. Bir insanı sever ya da sevmezsin. Hayat daima "sarıyla lacivert" değil. Bazen sarı ya da lacivert..

-

Bir Yunan futbolcu hayalim var, gelsin oynasın Fenerbahçe'de.. Olası isimleri sayarken Gekas'ı da anardım vaktiyle.. Bir "cız" etmedi değil.

-

Savcilarin "ozel yetkili" olanlari "tetikci" cagrisimi yapiyor bana. Azmettiricisi olan, bugun onu, yarin seni indirebilecek "yetkide" biri.

-

Kıymet verdiğimiz kadar kıymet görsek, yoğun akıcı bir seyrimiz olacak, ne güzel..

-
Bir insanı sevmeye kalkışmayın. Sevin. Söverken bu kadar düşünmüyorsunuz..


23.1.12

Lorca & Seferis




Evimde kitaplığımın önüne geçip dakikalarca gözlerimi kitaplar üzerinde gezdirmekten büyük zevk duyduğum, yıllardır herkesçe malum. Son zamanlarda baktım ki okumadığım kitap sayısı okuduklarımın önüne geçmeye başladı, işte o zaman dedim ki, tamam Aslı, artık birkaç ay kitap almak yok. 

Ama insan "kitapsevici" olunca, eylemleri öyle keskin cümleleri tanımıyor!

Geçtiğimiz hafta sonu Kadıköy Ada'dan iki güzel şiir kitabı aldım. Zaten son zamanlarda şiire öyle bir sardım ki, bazen kaybolurken buluyorum kendimi. 

Lorca ve Seferis'in bütün şiirlerini bir araya getiren iki güzel kitabım var artık. 

Varlık Şiir'den.. Çevirileri hususunda, özellikle Seferis'in kitabı hakkında söylenecek söz yok. Enfes. İki kitabın da boyutu ve kapak tasarımları oldukça farklı, şık. 

Fakat kitabın iç baskı kalitesi için aynı şeyleri söylemek ne yazık ki çok mümkün değil. Kağıt ve dizgi özellikleri biraz tatsız.. Beyaz kağıtlarda zayıf fontlarla yazılmış şiirleri ard arda okumak sıkıntılı. 

Bozulan yeminim, inceden sorunlu baskı filan mühim değil.. 
Bu iki koca şairin şiirlerine uykudan önce dokunmak gibisi yok.. 

20.1.12

Aşktan Uzak, Reklama Yakın..



"Reklam dünyasında gerçekliğin kabul edilir bir şey olmadığını sana öğretmediler mi? Bu nedenle "gerçek" bir şey yaptıkları zaman, mutlaka abartırlar. Bilirsin işte; mutlu aileler, yakışıklı, incecik insanlar, köpek yavruları, kediler, pırıl pırıl mutfaklar, kocaman banyolar. Yani bir sürü aldatmaca."


Aşktan uzak, reklama yakın her kişi, hatunlar bilhassa okumalı. 

18.1.12

Üşümek




bir erkeği en çok sevdiğiniz anda hissettiğinizdir.

ve onu terk ettiğinizde hissettiğiniz.

bir de ona geri döndüğünüzde sonra..
kapısını tırmaladığınızda.
kapısını araladığınızda.
koynuna girdiğinizde.
en çok koynuna girdiğinizde..

"bir erkeği daha çok sevemem" dediğiniz anda hissettiğinizdir.

ve onsuz yaşamak zorunda olduğunuz sürece hissettiğiniz..

17.1.12

Öbür Adı



kul olmak, bazen sadece "sevmenin öbür adı" olur.
yüz sürmek, boyun eğmekten ötesidir böyle bir kul olmak.
kendi içinde "efendi"leşmektir..

nasıl da demiş hüsnü, "kul oldum ne güzel, efendin olmadım."..
işte bu da "sevilmiyor olmanın öbür adı" olur.



11.1.12

Sarının İçi...


Oysa nasıl da başkaydın yanımda; sarının içinde, laciverte yakın.. 
"Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.."

yok'la'ma!