Kayıtlar

Fuar'dan...

Resim
dün tüyap kitap fuarı'nda okurlarımızla buluştuk, keyifli sohbetler ettik güzel anılarımız oldu yine.. onlardan ilerleyen günlerde stantta çekilmiş fotoğraflarla bahsedeceğim.  imza etkinliğinden sonra biraz fuarı dolaşma fırsatı buldum. birkaç saat.. kafamdaki ve kütüphanemdeki eksikleri tamamladım, yıllardır tanışmak arzusunda olduğum çok keyifli bir adamla, aydın boysan'la tanıştım, günüm daha bir şenlendi şüphesiz..  işte günden kalanları, kütüphanemin eski eksiklerini paylaşayım dedim ben de.  aralarına yenileri mutlaka katılacak pazar'a kadar.

İmza Haberi

Resim
Yarın saat 14:00'te Tüyap Kitap Fuarı'nda Carpe Diem Kitap standında kitaplarımla ben sizi bekliyor olacağız, gelirseniz söyleşir, mutlu oluruz!  2. salondayız, bekleriz!

kan-ama

Resim
sadece bakarsın, gördüğünün ardını görmek için karanlıkla bir dalaşa girer,  yırtar, yırtılır, kanarsın.  dert değildir kanamalar karanlıkta, çünkü kan, sıcak bir akıştır yalnız y u k a r ı d a n aşağıya üç harfli.  sadece akarsın,  gördüğünün ardına sızmak için. sessiz bir dalaşa girer,  bağırır, çağırır, kanarsın.  dert değildir kanamalar, n e r e d e n   b a k a r s a n üç harfli.

Twitter'dan Nağmeler vol.7

Yaşarken bunca yaralanıp yaralarından dolayı ölmeyen bir canli yok,  insandan baska   . Her üzüntüde kim daha çok ağlayacak, her sevinçte kim daha çok gülecek gösterisi.. Tıpkı egosantrik dönemi insanın, 3-6 yaş reaksiyonu.. "Tünele kamyon giremez" cümlesinin kamyonu incittiği fikrindeyim. Söz unutulur göz unutulmaz diyen sarkilara itimat etmeyin. Gol sevincini elleriyle kalp yaparak süsleyen futbolcuya karşı değişik hisler besliyorum. Kutlamak kısıtlı bir eylemdir. Bugun her şeye rağmen, ısrarla, inatla cumhuriyeti yaşayın! Geçmişin hesabını sorma derdindeki insan, bugün oyunlarla "eksiltilen" toprağını görmüyor. Bugüne bak, bu gidişle yarın yok hiçbirimize.. Bayramdan sonra İstanbul kitap kokacak.. Tüyap Kitap Fuarı 12 Kasım'da başlıyor. Listeleri oluşturmaya başlamak gerek! Yalnızlık bir bakıma uyumak gibi. Nasıl uyudukça uyumak ister insan, yalnız kaldıkça da yalnızlık istiyor, başka türlüsünü yapamıyor çünkü. Ay...

Kesik

Resim
Jilet Yiyen Kız * okudu yanımda,  bir kısa yolculukta. Keskindi yüz hatları, nasıl keskindiyse kızın gırtlağını zorlayan demir, öyle.  Bitecek bir öyküydü, başlamadan,  bir durak sonra.  Tüm kesiklerden daha derin bir iz bırakacak. Attila 'dan mı, havalardan mı, bilmem.  *Bir Attila İlhan şiiri. 

Aşk, Terlik, Yastık...

Resim
bir terlik ya da bir yastıktır evinde.  bir maç yahut bir otobüs bileti, şehirlerarası..  evden uzaklaştığı anda onlar biter aşk.   ya da aşk bittiğinde uzaklaşır aşkı hatırlatan ne varsa.  iyi olur. olduğu gibi biter.  bittiği gibi devam eder hayat kaldığı yerden.  bir sonraki terliğe, bir sonraki yastığa, maç yahut otobüs biletine, şehirlerarası.  çünkü aşk, ne kadar inkar etsek de başka bedenlerle yaşadığımız bir sabittir.  çünkü aşk, kendi nefsinden, nefesinden can bulanıdır insanın..

İnsanın Acısından Beslenmek

Resim
Her kim ki Van'daki felaketin ardından "iyi oldu, göndermeyin yardım" der, bunu aklından geçirirse, odur bölünmek için ilk ilmeği çözen..  Hain her yerde hain nihayetinde, hain benim evimin arka sokağında da hain, Van'da da, Hakkari'de de..  Fakat o felaket, benim vatanımın toprağında oldu, benim insanımın başına geldi, canı yandı.. Şimdi  onu  itmek, ötelemek, bölünmeye razı, dünden hevesli olmanın işaretidir olsa olsa..  Çünkü oradaki anne bitirecek terörü, oğlunu dağa göndermeyecek olan o anne .. O anne bugün yıkılan evinin başında beklerken, ona elini uzatmayan devlet, asker, polis nasıl çıkıp da "siz bizdensiz, biz ayrı gayrı değiliz" diyecek, hangi yüzle? Hem biz değil miyiz, dünyanın öbür ucunda gözyaşı döken çocuklar gördüğümüzde, onlarla ağlayanlar? Burnumuzun dibindeki evlatlara, annelere, babalara nasıl sessiz kalır, bir de sessizliğimize çirkin örtüler sereriz? Biz değiliz dünyanın öbür ucunda gözyaşı döken çocuklar gö...