4.4.16

benim dengem


Turgut Uyar'ın Denge'sini ilk okuduğum günü dün gibi hatırlarım. Bir kitaptan değil, daktilo marifetiyle can bulmuş bir kağıttan okudum. Bir okudum, iki okudum, üç sıkıldım. "Bu şiir değil" dedim içimden. İçimdeki ritme uymadı ritmi, sesi, tınısı yabancı geldi. Üzerinden belki 15 yıl geçti o okumanın, en az 15 yıl geçti. Geçen 15 yılda benden ne geçtiyse, benim ritmimi, o şiire getirdi; o şiirin sesini tınısını bana.

Yani demem o ki, herkesin, her şeyin, en çok da insanla şiirin birbirine karışma zamanları var, kenarda bekleyen. Gün geliyor, an geliyor, oluyor. Olmazsa, ezelden ebede bazen hiç olmuyor!

Güne mutlaka bir not düşeceksek bunu düşelim.


sizin alınız al inandım
sizin morunuz mor inandım
tanrınız büyük amenna
şiiriniz adamakıllı şiir
dumanı da caba

bütün ağaçlarla uyuşmuşum
kalabalık ha olmuş ha olmamış
sokaklarda yitirmiş cebimde bulmuşum
ama sokaklar şöyleymiş
ağaçlar böyleymiş
ama sizin adınız ne
benim dengemi bozmayınız

aşkım da değişebilir gerçeklerim de
pırıl pırıl dalgalı bir denize karşı
yangelmişim diz boyu sulara
hepinize iyiniyetle gülümsüyorum
hiçbirinizle dövüşemem
benim bir gizli bildiğim var
sizin alınız al inandım
morunuz mor inandım
ben tam kendime göre
ben tam dünyaya göre
ama sizin adınız ne
benim dengemi bozmayınız...

.

Şairin dediğini bir de Sezen Aksu söyler, belki aklınız ona da kaçmak ister..


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

yok'la'ma!