Ana içeriğe atla

Bir Sabah Kuşağı Bunaltısı

Bir saattir ATV'de Müge Anlı'nın programına maruz kalıyorum, bile isteye. Konuşulan konu şu: Siverek'te evli bir kadın, eşinin de yakından tanıdığı bir adamla beraber, yine eşinin motoruna binip çarşıya gidiyor. Etrafta da laf söz oluyor bu mevzu. Programda da bu olay "New York'ta yaşansa sorun olmaz ama Siverek'te, Türkiye'nin her yerinde sorundur bu" diyerek ele alınıyor.

Vatandaşın bakış açısı, bu olayda iyi niyet olduğunu kabullenmezmiş. 

O zaman vatandaşın bakış açısı biraz uzasın o vakit.

Ulan deli misiniz? Motor kadının eşinin motoru. Eşi, hadiseden haberdar, karısına bin, git, işini hallet demiş. Kötü niyet yok, bu belli. Size ne oluyor?!

Bu işi yapan insanlara, düpedüz "mezhebi geniş" muamelesi yapılıyor. Sanki o motorun üzerinde kadın, ailesinin dostu olan adamla çarşıya gitmemiş de, iki satır porno çekip gelmiş gibi iteleniyor. Bu şiddet sadece o motordaki kadına değil, söz konusu erkeklere de uygulanıyor.

Ya ne ara zehirlendiniz siz bu kadar? Ben eşimi bir kız arkadaşımla bir yere gönderemez miyim, o ben erkek arkadaşlarıma buluşurken peşime adam mı taksın? Sapık mıyız biz, her fırsatta birbirimize atlayalım?

Aslında, ele aleme ne bu durumdan, arkadaş olanlar, karı-koca olanlar konuyu sorun etmezken, size ne düşüyor tasası diye, dedikodu yapan beşinci onuncu şahısları eleştirmek düzeltir bu bakış açısını. Zaten, izleyici kitlesinin algı seviyesi düşük. Benzer durumlar yaşayan aileler, eşler dostlar olabilir - zira hadise de çok hayatın içinden bir hadise. Sen sabah kuşağında en çok izlenen programı yapıp başka kadın cinayetlerine, katliam görünümlü "cinnet"lere sebebiyet verebilecek bir düşünce biçimini -yanlışını- nasıl takdir ediyorsun? Aklım almıyor!

Her geçen gün biraz daha anlıyorum bunu. Bu coğrafyanın, etnik ya da dini kökenleri bağımsız, tüm insanlarının en büyük ortak sorunu, işsizlik. Bu işsizlik, mesaili-maaşlı bir işinin olmaması değil, insanların hayatlarını donatacak "uğraşı"larının olmaması. Adam sinemaya gitmiyor, resim yapmıyor, iki tane kitap okumuyor; onun karısı kiminle ne yapmış, öbürünün düğününde eltisine ne kadar altın takılmış, berikiler ikinci arabayı nasıl, hangi paralarıyla almış, bunu dert ediyor, etrafındakilerle bunu konuşuyor.

Bu sırada da çirkinlik paçalarımızdan akıyor tabii...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Sen ve Ben

Geçenlerde Power FM'de bir şarkıya rastladım. Resmen beni ele geçirdi. 
Çok yüksek olmayan bir tempo, akla takılan bir melodi ve bir kelimesini bile anlamadigim (arada bir "perişan" duydum sanki) sözlerin böyle cezbedici olmasi.. Beni benden aldı.

Kulak kesildim, baktım sözler Farsça gibi. Hemen SoundHound'u açtım, şarkıyı buldum: Man o tu.

Şarkıya sardıktan sonra öğrendim ki sözler Mevlana şiiri imiş. Aklım bir daha kaçtı. 

Şiirin Farsça ve Türkçesini yazayım, tam olsun.
Dinleyin, dinletin.

khonak an dam ke neshinim dar eyvan, man o to
be do naghsho be do soorat, be yeki jan, man o to
khosh o faregh ze khorafat-e-parishan, man o to
man o to, bi man o to, jam' shavim az sar-e-zogh

saadet zamanı: avluya doğru oturmuşuz, sen ve ben
endamımız çift, sûretimiz çift, rûhumuz tek, sen ve ben
bulandıran palavralardan âzâde, gamsız bir keyif, sen ve ben
sen ve ben, ne sen varsın ne de ben, bir olmuşuz aşk elinden





Periscope'uyoruz!

Biraz Paris'te turlamaya ne dersin? Ya da Riyad'da toplantıya yetişmeye? Milano'da metroya binsek? Maryland'deki kazları izlesek beraber?

Bunların hepsini yaparız tabii ömrümüz varsa. Seyircisi olmaksa bu ara hem bedava hem de fena eğlenceli. 

"Periscoping" gibi bir ifadeyi hayatımıza katan, şahane bir uygulamadan söz ediyorum: Periscope

Şurada daha bir yıl önce ortaya çıkan "dünyayı başkasının gözlerinden görme" fikrinden doğan bu "app", uygulamanın yaratıcıları Kayvon Beykpour ve Joe Bernstein'in aklından öptürecek cinsten. 

Uygulamanın resmi internet sitesinde dünyanın dört bir yanını görmenin büyüsünden bahsederken Kapadokya'ya da selam çakan adamlar, şu cümleyle gönülleri fethediyor: Bir fotoğraf, binlerce söze değer olabilir. Ama canlı bir video, seni başka bir yere götürebilir.

Nasıl çalışıyor? 

Bu arada sadece ios'larda çalışıyor. Ancak Android cihazlar için de uygulamanın eli kulağında. 

Uygulamayı indiriyor, varsa Twitter …

Haftanın Güzelleri: ActOrchestra - Sıfırdan Sonra

Hayatta bazı güzellikler var; hiç beklemediğiniz bir anda haberdar olduğunuz ve iyi ki de bana göründü dediğiniz güzellikler. İşte geçtiğimiz hafta ben böyle iki güzelliğe denk geldim.

Konuşmak? Yani bildiğimiz anlamda? Hayır.


Bursa'da bu yıl dördüncüsü düzenlenen "Bursa Uluslararası Balkan Ülkeleri Tiyatro Festivali", Devlet Tiyatroları'nın şahane etkinliklerinden biri oldu. Ancak bu festivalin bir oyunu vardı ki, sanırım sahne sanatları hakkında herhangi bir şey beni uzun zamandır böyle düşündürmedi.

Actorchestra'dan söz ediyorum. Bükreş Ulusal Tiyatrosu oyuncularının sahnelediği, tek perdelik bu oyunda herhangi bir dilde konuştukları söylenemez. Ancak herkese aynı anda aynı duyguları hissettirecek, senkron sıkıntısı yaşatmadan güldüren, coşkulandıran bir performans izlediğimizi içtenlikle söyleyebilirim. 
Aslında biraz önce her ne kadar "bir tiyatro festivalinde" kendisini "oyun" diye çağırmış olsam da, bu seyri doğru tanımlamak biraz güç. N…