17.2.14

Anlayamazsınız



Çocuğun birine, varlıklı anası babası bir tekne almış. Bunu da fırsat gören haberci olayı ekranlara taşımış. Boat Show açılışı da, haber merkezi de, kanal da, bu haber üzerinden tanıtımın PR'ın ekmeğini yemiş. 

Çocuk, ailesinin varlığına yokluğuna bakmadan çocuktur. Tepkileri, sözleri, yaşının elverdiği kadardır çoğunlukla. Bu haberde de aynısı olmuş. Evlat tekneye, bir çocuğun yaklaşabileceği naiflikte yaklaşmış; köpüklerine bayılmış, nasıl da hayalini kurduğunu anlayamayacağımızı iddia etmiş. Bunların hepsi öyle çocukça, öyle saf ki. O tekneye sokaktan bir çocuğu da koysan, teknenin denizde ortaya çıkaracağı köpükleri hayal edebilir. 

Gelin görün ki diğer tarafta çocuğun adı soyadı, ailesinin göğüs kabarta kabarta yaptığı "alt tarafı bir tekne aldık canım, ehe" açıklaması fütursuz bir şeffaflıkla her türlü timeline'da baş köşeye oturdu bugün. 

Kendimi çocuğun yerine koydum, kendimi anne babanın yerine koydum.. 
Çocuğun yerinde olmak istemezdim; anne babanınsa yerinde olasılıkla olmazdım. 

Ben bu çocuklarla ilgili hadiseler üzerinden -"oğlum bak git" vakasında da benzerini yazdığım gibi- ekmek yenmesi meselesine deliriyorum. Hele ki olay, çocuğun böyle makaraya alınıp bir ömür boyu üzerine yapışacağı anlamsız bir yüke dönüşebilme ihtimaline yaklaşıyorsa, sahiden "başlarım şakanıza" demeye başlıyorum. 

Şaka yapacaksan, çocuğuna hangi yaşta hangi oyuncağı alması gerektiğini öğreneyemeyen anne babaya çalış mesela? Şaka yapacaksan, şu an zevkten dört köşe olan muhabire, haber müdürüne, Boat Show yetkililerine çalış?

Çocuğa hayatı boyunca "nasıl da malzeme oldum" utancı yükleme. 
Çocuğa sınıf arkadaşlarının "anlayamazsınız" diye seslenmesine neden olma. 

Zaten toplumun şuuru dağa kaçmış, dağı artık daha fazla fareye yedirme. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

yok'la'ma!