Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Aralık, 2013 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Güneş Kokusu Lazım

Bana sıcak günbatımları lazım. Akşamın serinliğini getiren, kızıl rüzgarlar. Her günün sonunda yeniden tazeleneceğim bir ağaç altı. Birkaç dost sesi yahut buzuki.. Klarnet belki, en dokunanından.

Bana ılık sabahlar lazım; kuş sesleri, gündüz düşleri. Kahvaltılar lazım, taze mevsim reçelli, çeşit çeşit peynirli. Bir fincan ılık çay lazım, yarım bırakacağım.

Bana biraz deniz kokusu lazım. İlla ki o lazım! Tuzu, nemi, tüm ağrısı sancısıyla deniz.

Nereye gitsem onda kalacağımı bildiğim bir ev lazım bana. Her odasına kendimi, anılarımı kazıdığım. Şarkılar söyleyip şiirler yazdığım bir ev.

Nerede olduğundan çok nasıl olduğu, nasıl olduğundan çok kimlere yakın durduğu mühim bir ev. 

Öyle ya, insanın içi taşıyorsa karanlık şehirlerin, yüzlerin sisini pusunu, en cennetten köşede bile yokluk var. 



Günün bana söylediği, yaşamak istediğim yeri anlatmam gerektiğiydi. Malum, #BlogFırtınası.. Biraz hastalık filan girdi araya, aksadı. Lakin tamamlanacak diyorsak tamamlanacak! 

Bir de duyuru: 
Yarın Yeditepe …

Okumalara Doyamamalar

“Zamanımızı, yani ruhlarımızı boşa harcıyoruz; her gün kapılara güm güm vurarak.” diyordu birazdan söz edeceğim kitap. Şu sıra hem benim çokça yakındığım hem de sıklıkla hayatından bunalmış insanların kaleminden okuduğum serzenişlere, bir tuğla da o koyuyordu.
Birkaç zamandır evdeyim ben. Kışın gelmesi de (!) isabet oldu doğrusu. Düzeninden sıkıldığım, bolca küfür savurduğum işleri bir kenara koyma ve kafamı dinleme şansı verdi bana bu ara. Fırsattan istifade çoktandır ihmal ettiğim kitaplığımda aldım soluğu.

Yeni evime henüz taşıyamadığım, dev bir kitaplığım var. Benim için fazlasıyla özel olan eserleri tabii ki getirdim yanımda, birçok yere götürdüğüm gibi. Bu kitapların her birinde bir “exlibris” izi var. Yani Aslı'nın kitaplığı imzası, kitabı aldığım tarih ve kitaplıktaki sıra numarası.. Bugüne kadar yaptığım en güzel işler listesinde ilk 5'e sokarım bu hareketi. Kitapla olağandışı bir ilişki geliştirmiş her okura da naçizane tavsiyemdir. Der, asıl mevzuya geçerim.
Zaman …

Kış Masalı

Bir varmış bir yokmuş. Adamı her aşk gibi en "var" yanından yakalayıp kulağına bir şarkı dökmüş, yok olmuş... 

"Sevgiyi bilmiyorlar, bilmiyorlar!" dedi bir kış akşamı, nefesi yakınmasıyla kesildi. "Bilseler böyle mi yaparlar! Bir görünüp bir kaybolan karabataklardan farksızlar. Farkları yok birbirlerinden, hepsi aynılar. Ama sen başkasın, başkasın değil mi?" Umutla sarıldı, sarıştık. Bir masalın gelişme bölümünü birlikte yazdık.

Aylar sürdü; yollar, saatler aldı. Dakikalar kısaldı, mevsimler uzadı, bilhassa kış. Ayazı dayadı sanki soğuk yataklarımız bize yetmezmiş gibi. Fondaki şarkı hep alev alevdi, sözleri değişmedi.

Gün geldi, bahara kavuştu zaman. Zaman kavuştu da eksilmişti var olan. Oyun bozulmuştu, büyüyse çoktan.. Eller bırakıldı, valizler toplandı, gemilere binildi, gemiler demir aldı, demir attı. Kıyı başkaydı, liman başkaydı, su, hava, mevsim başkaydı. Her başlangıç, bir başka bitişe gebeydi. Çünkü aşk daima bir vardı, bir yoktu. Çünkü bir "v…

Kar mı o?!

Günlerdir içimizi sıkan karanlık ve kasvetli havalar kendini kara teslim etmek üzere. Herkeste de bir meteoroloji merakı kendini gösteriyor yılın bu demlerinde. "Kar yağacak diyorlar, kar geliyormuş, Balkanlar'dan gelirse pis gelir.." Hepimizde bir hava durumu spikeri edası.. 

Televizyonlar bizim bu halimizi bilir de geri kalır mı, onlar da yapıştırıyor cevabı! Kayarak yolda kalan otomobillere çarpan sürücüler mi istersiniz, patinaj çeken minibüsleri itenler mi, yoksa "karın tadını çıkaran çocuklar" mı? Hepsi her akşam, akşam haberlerinde. Kaçırmak isteseniz de kaçıramazsınız! 

İşte tüm bu çirkin, Allah'ın cezası kar-kış görüntüleri ve içeriklerinden birkaç tık fazlasına gidelim. Yer Hollanda. Hollanda'da hava sıcaklıkları mevsim rekorları kırarken çekilen, kışın en doğal yüzünü önümüze getiren anlar.. Biraz olsun tuz kamyonuna çemkiren amcaları, AKOM'ları kakomları unuttursun diye.. 

Ayrıca dikkat; görüntüler akarken kulağınıza Hans Zimmer dokunabili…

Twitter'dan Nağmeler vol.16

Nedir bu Twitter'dan Nağmeler?! 
Tabii ilkini aylar önce yazdığım için, 16.sını yayınlarken bir durup not düşeyim dedim. 

Efendim, aslında hadise gayet açık olmakla birlikte, Twitter'dan Nağmeler, Aslı'nın kendi kendine karaladığı Twitter mırıldanmalarından başka bir şey değildir. Evrenin kara kara deliklerinde yok olup gitmesin diye kulağından tutup bloguna getirdiği birkaç satırdır, o kadar. 

Orijinaline sadıktır, itibar ediniz, seviniz. 
Ha, Aslı Twitter'ın neresindeymiş dersiniz, takip ediniz: https://twitter.com/asli_aker

---
Hayata geç kalan insanları mutlu etmek zordur, çabalamayın.
/


Hayatın aktığını ve senin yalnızca baktığını fark ettiğin an.. İşte o an, çoktandır ertelediğin neyse onu yap. Yoksa bir daha erteliyorsun.
/


"Akil" sözcüğünü bugün duymuş(!) olmasaydık, bugün "akil adam" peşinde geziyor olmazdık.
/


Ben öldükten sonra ölümle ilgili tweet'lerimi retweet'lemeyin lütfen. Bunu da mesela. #fyi
/


"GS'li Ufuk sevgilisinin çıplak fot…