Ana içeriğe atla

“Create. Learn. Grow.”



Henkel’den gençlere yaratıcılıklarını ve yeteneklerini göstermek için uluslararası fırsat!

Öğrencilerin ileri görüşlü fikirlerini ve ilgi çekici konseptlerini sunmalarına olanak sağlamak amacıyla uluslararası ölçekte gerçekleştirilen “Henkel Innovation Challenge” bu yıl 7’nci kez düzenlenecek. Türkiye ile birlikte 30 ülkeden öğrenci ekiplerinin davet edildiği yarışmaya katılmak isteyen gençlerin 11 Aralık 2013 tarihine kadar başvuruda bulunmaları gerekiyor.

Henkel’in akademik yılı başlangıç dönemlerinde düzenlediği uluslararası öğrenci yarışması “Henkel Innovation Challenge” bu yıl 7‘nci kez düzenlenecek. Yarışma için Henkel, dünyanın farklı ülkelerinden öğrencilere yeni Henkel ürünleri ve teknolojilerine ilişkin vizyoner fikirlerini ve konseptlerini sunmaları çağrısında bulundu. “Create. Learn. Grow.” (Yarat. Öğren. Kendini Geliştir.) sloganı altında, 11 Aralık 2013 tarihine kadar yenilikçi ve sürdürülebilir fikirlerini www.henkelchallenge.com web sitesi üzerinden göndermek üzere toplamda 30 ülkeden öğrenciler davet edildi. Yarışmaya 12 Avrupa, 9 Asya Pasifik, 3 Latin Amerika ülkesinin yanı sıra ABD, Ortadoğu ve Afrika’dan 5 ülke katılıyor.

“Henkel Innovation Challenge” yarışmasının temel amacını; Henkel’in faaliyet gösterdiği üç iş birimi olan ‘Çamaşır ve Ev Bakım’, ‘Güzellik ve Bakım’, ile ‘Yapıştırıcı Teknolojileri’ alanlarında ileri görüşlü bir ürün veya yeni bir teknoloji geliştirilmesi oluşturuyor. İki kişilik ekipler halinde kayıt yaptıracak olan ve çok farklı disiplinlerden gelen öğrenciler, kreatif ve sürdürülebilirlik bilincine sahip iş geliştirme müdürleri rolünde olacak. Henkel, yarışma boyunca öğrencilere kapsamlı destek sağlayacak. Ekiplere, kayıt işleminin ardından Henkel Şirket İçi Öğrenme Yönetimi’nin bir parçası olan profesyonel e-öğrenim programlarına erişim verilecek. Yarı finale hak kazanan tüm ekiplere, bir mentör olarak hareket edecek ve katılımcılara yenilikçi konseptlerini daha fazla geliştirme konusunda tavsiyelerde bulunacak olan deneyimli bir Henkel yöneticisi eşlik edecek. Böylece genç vizyonerlerin değerli, geniş kapsamlı bir iş deneyimine ve şirket konusunda ayrıntılı bir görüşe sahip olması sağlanacak. Öğrenciler aynı zamanda Henkel’deki yöneticilerle yüz yüze iletişime geçme imkânına sahip olacak.

Yarışma süreci nasıl işliyor?

2014 yılı Şubat ayında en iyi ekipleri belirlemek üzere yarı finaller yapılacak. İki kişilik gruplar, Henkel yöneticilerinden oluşan jüriye fikirlerini sunmak üzere davet edilecek. Kazanan ekip, 31 Mart-3 Nisan 2014 tarihleri arasında Henkel’in Düsseldorf’ta bulunan merkezinde Türkiye’yi temsil ederekgeleceğe yönelik yenilikçi ve sürdürülebilir vizyonlarını sergileyecekler. Konseptlerini ilerletebilmek için bir kez daha üst düzey yöneticilerden koçluk desteği alacaklar. Türkiye finalinde birinciliği kazanan ekibin üyelerine birer Ipad, ikinci olan ekibin üyelerine birer dijital fotoğraf makinası, üçüncü olan ekibin üyelerine ise sürpriz hediyeler verilecek.

“Henkel Innovation Challenge” yarışmasının en iyi üç ekibi, Henkel CEO’su Kasper Rorsted ile kişisel bir toplantıya katılmak üzere davet edilecek. Ayrıca ödül olarak birinci seçilen ekibe toplamda 10 bin Euro, ikinci ekibe 4 bin Euro ve üçüncü ekibe ise 2 bin Euro tutarlarında seyahat çekleri verilecek. Geçtiğimiz yıllarda, pek çok yetenekli ve kariyerine yeni başlayan kişi “Henkel Innovation Challenge” ağı aracılığıyla işe alındı.

Yarışmayla ilgilenen öğrenciler, konu hakkındaki bilgileri www.henkelchallenge.com web sitesinden ve www.facebook.com/henkelchallenge Facebook sayfasından alabilirler. Önceki yıllara ait videolar ise YouTube adresinde bulunuyor.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Sen ve Ben

Geçenlerde Power FM'de bir şarkıya rastladım. Resmen beni ele geçirdi. 
Çok yüksek olmayan bir tempo, akla takılan bir melodi ve bir kelimesini bile anlamadigim (arada bir "perişan" duydum sanki) sözlerin böyle cezbedici olmasi.. Beni benden aldı.

Kulak kesildim, baktım sözler Farsça gibi. Hemen SoundHound'u açtım, şarkıyı buldum: Man o tu.

Şarkıya sardıktan sonra öğrendim ki sözler Mevlana şiiri imiş. Aklım bir daha kaçtı. 

Şiirin Farsça ve Türkçesini yazayım, tam olsun.
Dinleyin, dinletin.

khonak an dam ke neshinim dar eyvan, man o to
be do naghsho be do soorat, be yeki jan, man o to
khosh o faregh ze khorafat-e-parishan, man o to
man o to, bi man o to, jam' shavim az sar-e-zogh

saadet zamanı: avluya doğru oturmuşuz, sen ve ben
endamımız çift, sûretimiz çift, rûhumuz tek, sen ve ben
bulandıran palavralardan âzâde, gamsız bir keyif, sen ve ben
sen ve ben, ne sen varsın ne de ben, bir olmuşuz aşk elinden





Periscope'uyoruz!

Biraz Paris'te turlamaya ne dersin? Ya da Riyad'da toplantıya yetişmeye? Milano'da metroya binsek? Maryland'deki kazları izlesek beraber?

Bunların hepsini yaparız tabii ömrümüz varsa. Seyircisi olmaksa bu ara hem bedava hem de fena eğlenceli. 

"Periscoping" gibi bir ifadeyi hayatımıza katan, şahane bir uygulamadan söz ediyorum: Periscope

Şurada daha bir yıl önce ortaya çıkan "dünyayı başkasının gözlerinden görme" fikrinden doğan bu "app", uygulamanın yaratıcıları Kayvon Beykpour ve Joe Bernstein'in aklından öptürecek cinsten. 

Uygulamanın resmi internet sitesinde dünyanın dört bir yanını görmenin büyüsünden bahsederken Kapadokya'ya da selam çakan adamlar, şu cümleyle gönülleri fethediyor: Bir fotoğraf, binlerce söze değer olabilir. Ama canlı bir video, seni başka bir yere götürebilir.

Nasıl çalışıyor? 

Bu arada sadece ios'larda çalışıyor. Ancak Android cihazlar için de uygulamanın eli kulağında. 

Uygulamayı indiriyor, varsa Twitter …

Haftanın Güzelleri: ActOrchestra - Sıfırdan Sonra

Hayatta bazı güzellikler var; hiç beklemediğiniz bir anda haberdar olduğunuz ve iyi ki de bana göründü dediğiniz güzellikler. İşte geçtiğimiz hafta ben böyle iki güzelliğe denk geldim.

Konuşmak? Yani bildiğimiz anlamda? Hayır.


Bursa'da bu yıl dördüncüsü düzenlenen "Bursa Uluslararası Balkan Ülkeleri Tiyatro Festivali", Devlet Tiyatroları'nın şahane etkinliklerinden biri oldu. Ancak bu festivalin bir oyunu vardı ki, sanırım sahne sanatları hakkında herhangi bir şey beni uzun zamandır böyle düşündürmedi.

Actorchestra'dan söz ediyorum. Bükreş Ulusal Tiyatrosu oyuncularının sahnelediği, tek perdelik bu oyunda herhangi bir dilde konuştukları söylenemez. Ancak herkese aynı anda aynı duyguları hissettirecek, senkron sıkıntısı yaşatmadan güldüren, coşkulandıran bir performans izlediğimizi içtenlikle söyleyebilirim. 
Aslında biraz önce her ne kadar "bir tiyatro festivalinde" kendisini "oyun" diye çağırmış olsam da, bu seyri doğru tanımlamak biraz güç. N…