Ana içeriğe atla

Taze frikik vs. Namus cinayeti

Hayır, artık şaşırmıyorum da, insan etine bakış açım değişecek, ondan korkuyorum.

Neden bahsettiğim başlıktan gün gibi kendini açık etse de, derinleştirmekte fayda var.

Gazetecilik online oldu, mertlik bozuldu! Ha ne kadar vardı, onu başka bir gün tartışırız. Lakin her gün yüz binlercesi matbaalarda basılan, milyonlarca göz tarafından okunan, dokunulan o gazeteler, sizler sahiden mübarektiniz! Her biriniz adeta bir okunmuş pirinç, bir su damlası kadar kutsaldınız! Ne zaman internetle tanıştınız, kendinizi bozdunuz. Sadece arka sayfalarınızda ve yetişkin eğlence servisleri(!) ilanlarında sergilediğiniz kadın bedenlerini, galeri galeri, beşer onar, tomar tomar pazarlamaya başladınız!

Yetmedi, “seksi fotoğrafları için tıkladığımız” galerilerinizde, iki fotoğraf arasına bir reklam aldınız, kazancınızı katladınız. O sırada ne o kadınlar, ne onların özel hayatları, ne de yayınladığınız fotoğrafları çeken fotoğrafçıların telifleri umrunuzdaydı!

Bugün memleketin “en çok ben okunuyorum, internetin fıstığı benim, binicem üstüne, vurucam kırbacı” diye böbürlenerek ortalıkta dolanan online gazetelerinin her biri bu tuzağı kendi elleriyle hazırlıyor, ona itinayla düşüyor, okurlarını da düşürüyor. Türlü çeşit vücut salgısını klavyeye akıtmak için aportta bekleyen adamlara da gün doğuyor, iki gram insan bucağı görecekler diye.

Çok okunandan ziyade, çok “tıklanan” mevzubahis gazetelerin bu “soft porn” hali bana batadursun, onlar yeni memeli galerileri hazırlamaya devam ederken –ki bu memeli insandır-, bir taraftan da şiddete maruz kalan kadınları, kız çocuklarını çirkin anasayfalarına malzeme yapıyor, akılları sıra şiddete sövüyor, lanet okuyorlar. Şiddet gören kadınları, çocukları afişe ediyor, cansız bedenlerini, darp görmüş hallerinin fotoğraflarını, memeli galerilerinin yanına iliştiriyor, “en çok ben tık’lanacağım” savaşına bir güzel malzeme ediyorlar.

Bu kafanın en büyük malzemesi “bir sonraki karedeki ünlü kadının iç çamaşırı”, “kocasının sokak ortasında vahşice katlettiği Nurten, kuzenlerinin tecavüzüne uğrayan Sinem, amcalarının azmettirmesiyle öldürülen Gülcan”

Onların düzeninde her zaman “vah gidene”.
Kalanların seksi fotoğrafları için tıklayınız.

Taze frikik, namus cinayeti - Aslı Aker - Ucyuzotuzuc.com

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Sen ve Ben

Geçenlerde Power FM'de bir şarkıya rastladım. Resmen beni ele geçirdi. 
Çok yüksek olmayan bir tempo, akla takılan bir melodi ve bir kelimesini bile anlamadigim (arada bir "perişan" duydum sanki) sözlerin böyle cezbedici olmasi.. Beni benden aldı.

Kulak kesildim, baktım sözler Farsça gibi. Hemen SoundHound'u açtım, şarkıyı buldum: Man o tu.

Şarkıya sardıktan sonra öğrendim ki sözler Mevlana şiiri imiş. Aklım bir daha kaçtı. 

Şiirin Farsça ve Türkçesini yazayım, tam olsun.
Dinleyin, dinletin.

khonak an dam ke neshinim dar eyvan, man o to
be do naghsho be do soorat, be yeki jan, man o to
khosh o faregh ze khorafat-e-parishan, man o to
man o to, bi man o to, jam' shavim az sar-e-zogh

saadet zamanı: avluya doğru oturmuşuz, sen ve ben
endamımız çift, sûretimiz çift, rûhumuz tek, sen ve ben
bulandıran palavralardan âzâde, gamsız bir keyif, sen ve ben
sen ve ben, ne sen varsın ne de ben, bir olmuşuz aşk elinden





Periscope'uyoruz!

Biraz Paris'te turlamaya ne dersin? Ya da Riyad'da toplantıya yetişmeye? Milano'da metroya binsek? Maryland'deki kazları izlesek beraber?

Bunların hepsini yaparız tabii ömrümüz varsa. Seyircisi olmaksa bu ara hem bedava hem de fena eğlenceli. 

"Periscoping" gibi bir ifadeyi hayatımıza katan, şahane bir uygulamadan söz ediyorum: Periscope

Şurada daha bir yıl önce ortaya çıkan "dünyayı başkasının gözlerinden görme" fikrinden doğan bu "app", uygulamanın yaratıcıları Kayvon Beykpour ve Joe Bernstein'in aklından öptürecek cinsten. 

Uygulamanın resmi internet sitesinde dünyanın dört bir yanını görmenin büyüsünden bahsederken Kapadokya'ya da selam çakan adamlar, şu cümleyle gönülleri fethediyor: Bir fotoğraf, binlerce söze değer olabilir. Ama canlı bir video, seni başka bir yere götürebilir.

Nasıl çalışıyor? 

Bu arada sadece ios'larda çalışıyor. Ancak Android cihazlar için de uygulamanın eli kulağında. 

Uygulamayı indiriyor, varsa Twitter …

Haftanın Güzelleri: ActOrchestra - Sıfırdan Sonra

Hayatta bazı güzellikler var; hiç beklemediğiniz bir anda haberdar olduğunuz ve iyi ki de bana göründü dediğiniz güzellikler. İşte geçtiğimiz hafta ben böyle iki güzelliğe denk geldim.

Konuşmak? Yani bildiğimiz anlamda? Hayır.


Bursa'da bu yıl dördüncüsü düzenlenen "Bursa Uluslararası Balkan Ülkeleri Tiyatro Festivali", Devlet Tiyatroları'nın şahane etkinliklerinden biri oldu. Ancak bu festivalin bir oyunu vardı ki, sanırım sahne sanatları hakkında herhangi bir şey beni uzun zamandır böyle düşündürmedi.

Actorchestra'dan söz ediyorum. Bükreş Ulusal Tiyatrosu oyuncularının sahnelediği, tek perdelik bu oyunda herhangi bir dilde konuştukları söylenemez. Ancak herkese aynı anda aynı duyguları hissettirecek, senkron sıkıntısı yaşatmadan güldüren, coşkulandıran bir performans izlediğimizi içtenlikle söyleyebilirim. 
Aslında biraz önce her ne kadar "bir tiyatro festivalinde" kendisini "oyun" diye çağırmış olsam da, bu seyri doğru tanımlamak biraz güç. N…