24.5.12

Ne kadar samimiyiz!?

"Öğretmeninden dayak yiyen minik A.A. hastaneye kaldırıldı... Babasından dayak yiyen B.B. yoğun bakımda... Okul çıkışı arkadaşlarıyla kavgaya tutuşan Küçük Can tedavi altına alındı.." 

Tüm bu cümleleri öznelerine bakmaksızın şenlikli sabah haberlerinde, renkli gazetelerin üçüncü sayfalarında yahut ana haber bültenlerinin bitimine yakın izliyoruz. Ah'lıyor, vah'lıyoruz.. O babalara, öğretmenlere, hatta Küçük Can'la yaşıt çocuklara ah ediyor, hatta küfür ediyoruz. Ne o(!), küçücük bir çocuğun canı yandı diye. 

Geçtiğimiz günlerde böyle bir şiddet olayı daha yaşandı. Vakanın bilançosu 12 dikiş olarak kayıtlara geçti. Dikişler kafasında ufaklığın.. 

Başrolde bir belediye işçisi var. Vasfı, sıfatı mühim değil. Çocukla çocuk olmayacağı yerde, çocuğu adeta düşmanı belleyip Allah ne verdiyse girişen bir adam. Hiçbir "çocuk sataşması" onun bu meydan dayağını meşru kılamaz. Kılmamalı. 

Günlerdir herkes ilk bakışta sık tekrarından komikmiş hissi veren "oğlum bak git"i diline doladı, hadisenin videosunu cayır cayır paylaştı.. Arkasından yaratıcı olacağım gayretiyle neticesini yırtan "oğlum bak git" çalışmaları türedi, mantar gibi! Hatta o kadar ki, bir markanın sosyal medya hesabı çok da güzel malzeme etti hadiseyi kendine.. Olayın şiddetti, nasıl oldurduğu belli olmayan kahkahasına yenik düştü. 

Adamın biri apaçık, yolda ona kafa tutan ama belli ki saldıramayacak denli ürkek, "büyüklerinden" yahut anası babasıyla izlediği diziden gördüğü karakterden öğrendiği gibi horozlanan, bir yandan da "sırtına vuriim mi?" diyerek çocuk yanını sokağın orta yerine bırakan çocuğa girişiyor, biz görüntülerden "besleniyoruz"..

Videoyu kapatıp "haha"larımızı "comment" olarak kondurduktan sonra, TV karşısına geçip üvey annesinden dayak yiyen minik kıza acıyan gözlerle bakıyoruz.. Ne kadar samimiyiz!?

"Çocuklar bize her türlü girişsin, oh ne de güzel kemer çekmiş" de demiyorum tabii ki. Şiddetin hiçbir türlüsünü meşrulaştırmaktan yana değilim. Ama o kemerin belinde durması gerektiğini söyleyecek, çocuğu uyaracak bilince erişmemiş erişkinler, kendilerinden sonraki nesillerin yeni dengesizliklerinin en üst düzeyde sorumluları.. Haberi bir 13, bir 17 yaşında "kemerli çocuk/genç" olarak vererek durumu hafifletmeye çalışan medyaya ise artık söylenecek söz yok, onlardan geçeli çok oldu.. 

1 yorum:

  1. Blogunuz çok güzel.Perde Aksesuarlari olarak tüm paylaşımlarınız adına teşekkür ederiz.

    YanıtlaSil

yok'la'ma!